Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kumkuma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çömlek - Karaltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karartı, Leke
- Karnabahar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güllü Kelem
- Kotlet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pirzola
- Teşerrüf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onurlanma, Şereflenme
- Ulema kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilginler, Bilimciler
- Elan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daha, Hâlâ, Henüz, Şimdi, Şimdiki Durumda, Şu Anda, Daha
- Niyaz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakarmak
- Yağış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağmur
- Çokgen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapalı Düzlem, Mudaila
- Kebap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanık
- Müddet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süre, Zaman
- Çöküş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnhitat; Yıkılma
- Küşade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık
- Kira kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İcare, İcar
- Duraksamadan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözü Kapalı
- Sakıncasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emin
- Ara Bozuculuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fesat
- Tasma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halta
- Konulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konmak
- Raşe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ürperme, Ürperiş
- Hayallemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayal Etmek
- Duruşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahkeme, Murafaa
- Kürk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gocuk
- Hüsran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zarar, Ziyan
- Amplifikatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükselteç
- Irgalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sallamak, Sarsmak; İlgilendirmek
- Adam Sendeci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgisiz, Umursamaz, Vurdumduymaz
- Esirlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutsaklık, Esaret
- Güvenoyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtimat Reyi
- Işınlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şualamak
- Tutsu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vasiyet
- Nezaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözetme, Gözaltı, Bakanlık, Kontrol, Murakabe, Bakma, Görü, Manzara
- Dip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arka, Derin, Kıç, Kök, Taban
- Tanıma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşhis
- Alkış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tezahürat
- Hünkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Padişah
- Eksiltmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak
- Tıp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hekimlik, Sağlıkbilimi, Otacılık
- Tebelleş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Musallat
- Sobelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakalamak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü