Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Defnetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gömmek, Toprağa Vermek - Salon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dükkân, Mağaza, Konuk Odası
- Tartışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Münakaşa
- Görelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlılık, Bağıntı
- Haliç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koy, Körfez
- Koloni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sömürge, Müstemleke, Topluluk
- Geberik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölü
- Şaşaalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parıltılı, Görkemli, Gösterişli
- Gönülsüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsteksiz, Kerhen
- Gurur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benlik, Büyüklük, Övünme, Çalım, Onur, Kibir, Kasıntı, Kurum, Loka, Tekebbür, Şeref
- Isı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hararet, Sıcaklık
- Tecavüzkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütecaviz, Saldırgan
- Nüve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekirdek, Özek
- Şerefsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onursuzluk, Alçaklık
- Tımar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakım
- Öğle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gün Ortası, Öğlen, Öğle Vakti, Günorta, Öğle Ezanı, Öğle Namazı
- Katiyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hiçbir Zaman, Asla, Kesinlikle
- İğ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğirmen, Kirmen
- Memleket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diyar, El, Şehir, Ülke, Yurt, İl
- Endişe Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygılanmak, Korkmak
- Supleman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ek
- Yönerge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Talimat, Direktif
- Kalker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kireçtaşı
- Üzgün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müteessir, Kederli, Karamsar, Hüzünlü, Umutsuz Ümitsiz, Bitkin, Kırık, Mahzun, Meyus, Üzülmüş, Neşesiz, Tasalı, Gamlı, Dermansız
- Sivil Polis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sivil
- Aralıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyrek
- Bezmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bıkmak, Usanmak
- Taslak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kroki, Şema, Müsvedde, Karikatür, Eskiz
- Şımarık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arsız, Erköyün, Yüz Bulmuş, Şımarmış, Şımartılmış
- Eşkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Filiz, Sürgün
- Reel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçel, Gerçek
- Hayat Yoldaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hanım, Karı, Zevç
- Bu Arada kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beraber
- Hanım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avrat, Bayan, Eş, Hanımefendi, Hatun, Hayat Yoldaşı, Kadın, Karı
- Boz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gri
- Safdil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saf
- Sevişmezlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zıddiyet
- Ceriha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yara
- Susku kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sükût
- Bezeklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süslemek
- Büyüklenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burun, Gurur, Kasıntı, Kibir, Kurum, Tavır, Tekebbür
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü