Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Dar�d�nya ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Santralci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Santral
- Kımıldayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oynak
- Lup kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyüteç
- Tuhaflık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gariplik, Acayiplik, İlginçlik, Garabet
- Danışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşmak, Müracaat Etmek, İstişare Etmek
- Dest kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takım
- Define kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gömü
- Şaşırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayret
- Ekometri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yankıölçüm
- Ejder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ejderha, Büyük Yılan
- Çalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpık; Verev Kesilmiş; Yan Yan Giden
- Pozitif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artı Yük, Artı, Olumlu, Tanıtlanmış, Tanıtlı
- Türlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çeşit, Çeşitli, Kabil, Muhtelif, Tür
- Kemal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olgunluk, Yetkinlik, Erginlik, Eksiksizlik
- Adese kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mercek
- Küçük Çay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dere
- Yumruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baskı
- Bilgisayar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kompüter, Elektronik Beyin
- Büğet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bent, Akarsu Birikintisi, Gölcük
- Müjgân kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kirpik
- Toygan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğan
- Asansör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Götürge
- Kriz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buhran, Bunalım
- Mutasarrıflık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sancak
- Irgalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sallanmak, Sarsılmak, Yalpalamak
- Galip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yenen, Üstün, Baskın, Üstün Gelen, Yenici
- Maksimum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çat, Azami
- Salgılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapmak
- Yeti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güç, Meleke, Bellek, Edebilme Gücü, Kuvve
- İstifçilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığımcılık
- Tuhaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acayip, Antika, Cins, Garip, Gülünç, İlginç, Alışılmamış, Yabancı, Yadırganan, Şaşırtıcı, Anlaşılmaz
- Kontrat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlaşma, Mukavele, Sözleşme
- Muğber Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gücenmek, Küsmek
- Mazot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süt
- Dolap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Fırıldak, Hile
- Duygulandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokunmak
- Gümrah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zinde, Bol, Sık, Çok, Gür
- Kuvertür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örtü
- Münkesir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırgın, Kırık
- First Lady kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başhanım
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü