Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Deme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağıt, Anlam, Atasözü - Başkaldıran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serkeş
- Yataklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yataklı Vagon
- İtila kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükselme
- Erkânıharp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurmay
- Peşkir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havlu, Peçete
- Bengi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ebedi, Daimi, Cavit, Cavidani, Ölümsüz
- Ürkekçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ürkek
- Süel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Askeri
- Sandal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayık
- Deruhte Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üstlenmek, Üzerine Almak
- Hamletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yormak
- Serkeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kafa Tutan, Başkaldıran
- Uzanım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyut, Nitelik, Ölçü, Özellik
- İşteş Fiil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşteş
- Gözletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyalamak
- Olur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rıza, Muvafakat, Evet, Olabilir, Tamam, Yakşı
- Ceren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceylan
- Asa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değnek, Baston, Sopa
- Rezervasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırtım
- Tekebbürlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Böbürlenmek
- Ufalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağılmak
- Uçarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serseri, Hovarda, Haşarı, Bozgun, Havai, Sefih, Aşırı, Çapkın
- Lahana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kelem
- Didiklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak
- Tartı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karar, Oran, Ölçü, Vezin, Çeki, Ağırlık
- Zahir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görünen, Açık, Belli, Elbette, Görünüş, Şüphesiz, Kuşkusuz, Meğer, Dış Yüz, Yardımcı, Arka, Destekleyen
- Sümük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fırtık, Kemik
- Acil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tez, Süratli, İvedili, Hızlı, İvedi, Evgin, Müstacel, Gecikmez, Geciktirilemez, Ertelenemez
- Azimet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gidiş
- Huşsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Unutkan
- Siperlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siper
- Sanatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artist, Sanatkâr, Usta
- Üzgün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müteessir, Kederli, Karamsar, Hüzünlü, Umutsuz Ümitsiz, Bitkin, Kırık, Mahzun, Meyus, Üzülmüş, Neşesiz, Tasalı, Gamlı, Dermansız
- Prizma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçme, Menşur
- Salabet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katılık, Sağlamlık
- Bentlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kenetlemek
- Bedharç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savurgan
- Esas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ana, Anayasa, Asıl, Baş, Başlıca, Gerekçe, Gövde, Hakikat, İlke, Kök, Mahiyet, Omurga, Temel, Üs, Ana Öge, Asal
- Gösteri Yapmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkış Etmek, İfa Etmek
- Halen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daha, Şimdi Bile, Şimdi, Şimdice, Hâlâ, Şimdilik, Şu Anda, Bugünkü Günde
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü