Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Cilal� ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Azadetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koyuvermek, Serbest Bırakmak, Özgür Kılmak
- Özür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mazeret, Kusur, Sakatlık, Elverişsizlik
- Atmosfer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buğuyuvar, Gazyuvarı, Havayuvarı, Hava
- Burnu Havada kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kibirli
- Görüntü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayal, Hayalet, Manzara, Sahne
- Tınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önemsemek, Takmak
- Salatalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hıyar
- Sakarca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarsakça
- Medlul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlam
- Kuvvet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilek, Cebir, Fer, Güç, Hâl, Ker, Mecal, Nüfuz, Şiddet, Takat, Zor, Yetke, Erk, Tahammül, Mukavemet
- Dikinti Meydanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şantiye
- Sıkışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoğun
- Cüruf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışık
- Aslında kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esasen
- Tokatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolandırıcı
- Hamdetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şükretmek
- Çukur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezar, Çökük
- Ulamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birleştirmek, Eklemek, İlave Etmek, Katmak
- Yapayalnız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tek Başına
- Natık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatip
- Ozanca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şairane
- Siyasa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Politika, Siyaset
- Küp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarhoş
- Embriyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dölüt, Oğulcuk
- Tutuşturmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dökmek, Yakmak
- Adam Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyümek, Gelişmek
- Ortadan Kaldırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bertaraf Etmek
- Korkmama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yürek
- Kent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köy, Şehir, Kasaba, Site
- Katı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koyu, Merhametsiz, Misli, Muhkem, Pek, Sert, Sıkı, Acımasız, Berk, Tıkız, Zalim, Yeğin, Şiddetli, Sulp, Taşlık
- Sıkıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasvet, Meşakkat, Ruhsal Yorgunluk, Sendrom, Cefa, Çile, Düşünce, Ezgi, Eziyet, Fırtına, Gaile, Hâl, Hüzün, Kahır, Kambur, Karanlık, Keder, Kor, Külfet, Mesele, Mihnet, Problem, Rahat, Sancı, Sorun, Usanç, Zaruret, Zehir, Zor, Tedirginlik, Eza
- Can Atmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstemek, Arzulamak
- Susığırı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manda
- Transparan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saydam, Şeffaf
- Tapmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlanmak, Bulmak
- Tepirlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elemek
- Emanet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Can, Mevduat, Ruh, İnam, Vedia
- Hop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayan
- Töre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adet, Gelenek, Ahlak
- Nasbetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atamak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü