Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Emanet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Can, Mevduat, Ruh, İnam, Vedia - Kimyevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kimyasal
- Biaman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aman Vermez, Gaddar, Zalim
- Tehlikeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Ciddi, Korkulu, Kötü, Netameli
- Rahatsız Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tırmalamak
- Tenbih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğüt
- Kızarmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kebap
- Olabildiğince kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oldukça
- Biteviye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekdüze, Sürekli, Yeknesak, Boyuna, Aynı Biçimde
- Bermutat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışılagelen Biçimde, Her Zaman Olduğu Gibi
- Lâtife kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fıkra, Şaka
- Solgun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarı
- Halk Avcılığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demagoji
- Çoklu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birçok, Çoğul
- Tepinç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fevir
- Nizamname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüzük
- Tin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ruh
- Evlat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oğul, Kız, Soy, Çocuk, Çocuklar, Döl, Yavru
- Tazim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ululama
- Sığınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İltica Etmek, Barınmak
- Yakışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tenasüp
- Palan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semer
- Vestiyerci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Askılıkçı
- Bozyel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lodos
- Lehtar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taraftar, Yandaş
- Ateşlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hararetlenmek, Isısı Artmak, Aşka Gelmek, Coşmak
- Gibi Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesilmek
- Uşak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çocuk, Hizmetçi, Hizmetkâr, Kullukçu, Nöker, Tayfa, Erkek Hizmetçi
- Mineraloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bileşikbilim
- Dikeç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direk, Sütun
- Olamaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olanaksız, Gayri Mümkün
- İbdai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgün
- Mahzur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınca, Engel, Çekince, Sonuç Kötülüğü
- Değmedüşer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıtkırıldım
- Mesafe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklık, Ara, Aralık, Uzaklık
- Bol Bolamat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bolluk, Refah
- Sonsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aposteriori
- Dışderi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ektoderm
- Bağnaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yobaz, Fanatik, Dar Kafalı, Mutaassıp
- Hamel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koç
- Müjgân kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kirpik
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü