Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Cihangir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fatih - Gözü Tok kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tokgözlü
- Açar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anahtar, Aperitif
- Şamatalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gürültülü, Patırtılı
- Çırpınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Debelenmek
- Durmadan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürekli, Aralıksız
- Tezelden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak
- Tekvin Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaratmak
- Derecesinde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadar
- Demirli Beton kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Betonarme
- Hoşaflık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçsüzlük
- Trekking kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağ Yürüyüşü
- Mazeretli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mazur
- Muayyen Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirlemek
- Dağınık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarumar, Karışık, Saçılmış, Savruk, Perişan, Dikkatsiz, Derbeder, Jülide, Pejmürde, Perakende
- Takkadak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birden, Hemen
- Mücbir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorlayıcı
- Oturuşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatışmak
- Arkadaşlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dostluk, Yârenlik, Yoldaşlık, Refiklik, Tomdaşlık, Hempalık, Omuzdaşlık, Ünsiyet, Şeriklik
- Doğrulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönelmek, Düzelmek, Kalkınmak, Kalkmak
- Süzme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saf
- Müteessir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkilenmiş, Üzülmüş, Üzüntülü, Etkilenen, Yerinmiş, Acımış
- Soyut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abstre, Mücerret
- Hükûmet Merkezi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkent
- Abırsızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edepsizlik, Hayasızlık, Utanmazlık
- Kontak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlantı, İlgi, Temas, Dokunma, Dengesiz
- Kocakarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anne
- Ekleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlave, İlhak
- Süre Aşımı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müruruzaman, Zaman Aşımı
- Çarpışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savaşmak, Vuruşmak
- Mahfi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizli, Saklanmış
- Necabetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asil
- Tefriş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döşeme, Döşenme
- İkirciklenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşkillenmek, Kuşkulanmak
- Hazine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynak
- Bahsetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşmak, Söz Söylemek, Söz Etmek, Temas Etmek
- Beyazlatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağartmak, Temizlemek
- Bakmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aramak, Beslemek, Denemek, Görmek, Gözetmek, İlgilenmek, İncelemek, Karışmak, Korumak, Seyretmek, Uğraşmak
- Ulvi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semavi, Yüce
- Üzmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hırpalamak, İncitmek, Sıkmak, Yormak
- Kenef kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berbat, Pis, Tuvalet, Ayakyolu
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü