Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Demir Yolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tren Yolu, Ray - Çevrelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmek, Kuşatmak, Sarmak, Sınırlamak, İhata Etmek, Tahdit Etmek
- İri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hantal, Koca, Kocaman, Yoğun, Büyük
- Taze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Körpe, Dinç, Yaş, Yeni, Yorulmamış
- Dehşetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkunç, Müthiş
- Bayındır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mamur, Bakımlı, İmar Edilmiş, Abat
- Füze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Roket
- Muhacir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göçmen
- İnisiyatif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öncecilik
- Durgu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sekte
- Sertifika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belge, Başarı Belgesi, Tasdikname
- Yarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açmak, Dilmek
- Gönderilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gitmek
- Terbiyesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğitimsiz, Görgüsüz
- Nene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anne, Babaanne, Büyükanne, Nine
- Raks Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oynamak
- Ateş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Od, Nar, Acı, Coşkunluk, Hınç, Hırs, Öfke, Tehlike
- Duraksamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duraklamak, Tereddüt Etmek
- Sonsuza Dek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ebediyen
- Sıyırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmece
- Perestiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tapınma
- Çökel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tortu; Çökelti, Rüsup
- Harap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkık, Bitkin, Laçka, Perişan, Viran, Yorgun
- Barı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çit
- Atılış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atılım, Hamle, Savlet, Hücum
- Çekik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batık
- Moskof kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acımasız, Zalim
- Kapsama Alanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhata Dairesi
- İbra Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aklamak
- Hava kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tenek, Atmosfer, Ambiyans, Ahvalruhiye, Âlem, Beste, Cazibe, Çevre, Durum, Eda, Esinti, Esir, Gökyüzü, Keyif, Muhit, Ortam, Tarz
- Niza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişme, Kavga, Bozuşma
- Diriltme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhya
- Müsavat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşitlik, Beraberlik
- Hikâyeci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öykücü
- İstinatgâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanak
- Dip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arka, Derin, Kıç, Kök, Taban
- Samimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Candan, Halisane, İçli Dışlı, İçten, Senlibenli
- Utanmaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arsız, Kepaze, Pişkin, Yüzsüz, Sıkılmaz
- İstirahat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinlenmek
- Zıngır Zıngır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zangır Zangır
- Kayırtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesmek, Makaslamak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü