Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Cezve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kahvedan, Kahvedanlık - Küçücük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ufacık
- Gözdağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tehdit, Korkutma, Yıldırmak
- Sultanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Padişahlık, Saltanat, Ergi, Mazhariyet
- İnandırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkna
- Sadakatli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sadık
- Tümevarım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usa Vurma Yolu, İstikra
- Döngel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muşmula
- Tahtelbahir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denizaltı
- Sekans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrım, Dizi
- İbadet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tapınma, Ayin, Kült
- Dinsel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dini
- Turfa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski, Nadir
- Göz Atmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz Gezdirmek
- Üye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aza, Uzuv, Organ
- Spontane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlık, Kendiliğinden
- Atfetme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsnat
- Uyak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kafiye
- Muhik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğru
- Check-Up kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlık Taraması
- Matmazel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayan
- Üniversal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acunsal, Evrensel
- Prova kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deneme, Sınama, Yoklama, Pruva
- Teoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinbilim
- Zirai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarımsal
- Din İşleri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diyanet
- Dasitan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Destan
- Muaheze Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayıplamak, Kınamak, Paylamak
- Tarım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekincilik, Kültür, Ziraat
- İşlemez Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak
- Şakuli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikey, Düşey
- Mazeretli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mazur
- Lüzumlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerek, Gerekli, Lazım
- Muzaheret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kömek, Yardım
- Keleş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cesur, Çirkin, Kel, Kötü, Yiğit, Bahadır
- Baylanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşve, Naz
- Kap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cilt, Kapak, Örtü, Yüz
- Sandık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasa
- Kın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılıf
- Seviyesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeysiz, Bayağı
- Satranç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şahmat
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü