Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Cemiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dernek, Düğün, Sosyete, Topluluk, Toplum, Kurum - Hamiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yurtseverlik, Ulusseverlik
- Mapushane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezaevi
- Onaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Razı Olmak, Rıza Göstermek
- Özendirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşvik Etmek, Kulağına Koymak, Kızıştırmak, Teşvik
- İktisap Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazanmak
- Çevrilemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmek
- Minimum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asgari, En Az, Azra, En Aşağı
- Sebil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yol, Hayır
- Hamı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Topyekûn, Tüm
- Zamin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kefil
- Sıfır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü, Yeni
- Harın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hain, Huysuz, Obur
- Çürük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmuş, Temelsiz, Boş, Dayanıksız, Sakat
- Fermuar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapraz
- Defnetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gömmek, Toprağa Vermek
- Endikasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirti
- Eğlek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Han, Konak
- Hamletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yormak
- Cisim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Madde, Gövde, Beden, Vücut, Varlık
- Hususile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özellikle
- Yanılgı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hata, Sehiv, Yanlış
- Başöğretmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müdür
- Toplamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derlemek, Dermek, Düzeltmek, Kaldırmak
- Leffetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçine Sokmak, İliştirmek
- Düzeltmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onarmak, Toplamak, Yapmak
- Yengi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Galibiyet, Zafer, Galebe, Utku
- İsraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savurganlık, Tutumsuzluk, Saçım, Saypama
- Barınak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ev, Yurt, Barı, Melce
- Evecen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aceleci, Evegen
- Sonuçsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hava, Kısır
- Belemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulamak
- Gaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pot, Yersiz Hareket, Yersiz İş, Falso
- Üvendire kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönder, Mıh, Mıhça
- Terbiyelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğitmek
- Kemik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mızrap, Sümük
- Gevher kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cevher
- Müşahede kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözlem
- Kıpırdanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıpırdamak
- Zühre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çolpan, Çoban Yıldızı, Venüs
- Cennetlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cennetmekân, Günahsız, İyi
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü