Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Canci�er ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Rağmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakmayarak, Karşın, Mukabil
- İstişare Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Danışmak
- Lezzet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tat, Tadım, Haz, Tat, Zevk
- Salname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıllık
- Leffetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçine Sokmak, İliştirmek
- Atlatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurtulmak, Aldatmak, Ekmek, Paketlemek, Savmak, Savsaklamak, Savuşturmak
- Menfez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delik, Ağız, Açma
- Yayılma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstila
- Kıraathane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kahve
- Sapa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ücra
- Sınama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deneme, Eleştiri, Prova, Tecrübe
- İp Ucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delil, Kelepin Ucu
- Cilt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deri, Kap, Ten
- Dağıtmalar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tevziat
- Sertleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katılaşmak, Kurumak
- Sızıltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şikâyet
- Sır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giz, Peçe, Camsı Vernik, Gizem
- Kâhin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Medyum, Bilici
- Varsaymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilmek, Saymak, Tutmak
- Taziyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başsağlığı, Taziye
- Triko kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örgü
- Mümin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnanan, İnançlı, Müslüman
- Sıkıntısız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ak, Hafif
- Nanıaziz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekmek
- Pazarlık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırışmak
- Sarıcık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarıasma
- Yersiz İş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gaf
- Popülasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nüfus, Varlık
- Takribi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaklaşık
- Tuhaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acayip, Antika, Cins, Garip, Gülünç, İlginç, Alışılmamış, Yabancı, Yadırganan, Şaşırtıcı, Anlaşılmaz
- Yuvgu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merdane
- Uykuluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalak
- Yardım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muavenet, Katkı, Destek, Etki, Bağış, İane, Kömek, Himmet, Lütuf, Medet, Muzaheret
- Çöl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beyaban, Bozkır, Sahra, Badiye, Kumluk
- Başüstüne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oldu
- Dam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezaevi, Örtü, Eş, Çatı, Köy Evi, Ahır, Tutukevi, Hapishane, Kavalye
- Eleştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rey Vermek, Tenkit Etmek
- İhsan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Armağan, Lütuf, Nimet, İnayet, Bağışlama, Kayra, Atıfet, Bağış, İyilik
- Acil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tez, Süratli, İvedili, Hızlı, İvedi, Evgin, Müstacel, Gecikmez, Geciktirilemez, Ertelenemez
- Gölge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayalet, Röfle, Siluet
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü