Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
C�z�ldamak ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Betik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kitap, Mektup, Tezkere, Pusula
- Karşıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksi, Aykırı, Karşı, Zıt, Kontrast
- Ergonomi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşbilim, İşlev
- Zillet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçalma, Aşağılık
- Bilerek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasten, Kasti, Mahsus
- Doygunluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstiğna, Tatmin
- Tedarik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulmak, Sağlamak, Temin Etmek
- Karalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazmak, Çizmek, Leke Sürmek
- Sanık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zanlı, Günahkâr, Taksirkâr, Maznun
- Etraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Civar, Çevre, Muhit, Ortalık, Yöre, Yanlar, Taraflar, Dolay, Yakınlar
- Orantılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygun
- Müsvedde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karalama, Taslak
- Bindirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eklemek, Katmak
- Mahzen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeraltı Deposu
- Engellenmeyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgür
- Buat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutu
- Tutuklama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tevkif
- Üstenci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müteahhit
- Tasınlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahmin Etmek
- Zıngırdamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zangırdamak
- Peşkeş Çekmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peşkeş Etmek
- Lonca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korporasyon
- Yıkmacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkıcı
- Hükümlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahkûm, Cezalı
- Gücendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İncitmek, Yaralamak, Kırmak
- Teskere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sedye
- Murakabe Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denetlemek
- Yok Yoksul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fakir
- Odunsu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İri, Kaba
- Muhteriz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekingen
- Görüntülemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaratmak
- Kuyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tavşan
- Ayırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölme, Şerh, Tahsis
- Fark kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrım, Üstelik, Tefrik, Başkalık
- Katlanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devrim, Tahammül
- Tağyir Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak, Değiştirmek
- Dikkatsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savruk, Dalgın, Özensiz, İhmalkâr
- Gaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tül
- Görmemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyumak
- Ağababa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dede, Ata
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü