Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
C�ruf ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Sefih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Uçarı, Düşkün
- Siftinlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adi, Bayağı, Berbat
- İnşaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapı İşleri, Dikinti, Yapı
- Şinanay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevinç, Memnunluk; Cicili Bicili
- Hamhalat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çorak, Kuru
- Yürürlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faaliyet, Hareket, İş, Geçerlik
- Geçmişte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskiden
- Dağınık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarumar, Karışık, Saçılmış, Savruk, Perişan, Dikkatsiz, Derbeder, Jülide, Pejmürde, Perakende
- Geçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaka
- Monopol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekel
- İnşaatçılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapıcılık
- Sıkmaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kompresör, Mengene
- Çarpışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cenk, Müsademe, Tokuşma
- Fasarya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Anlamsız
- Zırt Fırt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zırt Pırt
- Denetlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onaylamak, Teftiş Etmek, Murakabe Etmek, Kontrol Etmek
- Üstü Kapalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirsiz
- Demir Yolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tren Yolu, Ray
- Kişioğlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsan, İnsanoğlu
- Başı Dinç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahat
- Söyleşi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasbihal, Musahabe, Sohbet
- Mebzuliyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bolluk, Çokluk
- İstirahat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinlenmek
- Frekans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıklık, Tezlik
- Oyumlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutmak
- Yararsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beyhude, Boş, Çöp, Eğreti, Faydasız, Gereksiz, Kısır, Nafile
- Peşinatsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öndülsüz
- Belirteç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zarf
- Harabe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkıntı, Ören Yeri, Örenlik, Enkaz, Kalıntı
- Bedaheten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ansızın, İrticalen
- Tediye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödeme
- Keser kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kerki
- Gocunmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acışmak, Çekinmek, Kaçınmak, Üstüne Götürmek, Alınmak
- Sarakacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müstehzi
- Avunma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teselli
- Sebat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnme, Direşim, Dura, Direşme
- Rüçhan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üstünlük, Öncelik, Yeğlik
- Metotsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yöntemsiz
- Anestezi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duyum Yitimi, Duyumsuzlaştırma
- Sağlık Muayenesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muayene
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü