Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Bunca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok, Epey - İhale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üsterme
- Yeterlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ehliyet, Kifayet, Liyakat, Yeterlilik
- Ayran Budalası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Budala, Sersem
- Basınç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tazyik
- Taşıma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakil, Transfer
- Ciklet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakız
- Nebi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalvaç, Resul, Peygamber, Savacı
- Müjdeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muştulu
- Çizmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çizik Çekmek, Hat Çekmek, Yemek
- Teklif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önerge, Öneri, Önerme, Salma, Yükleme
- Avutma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teselli
- Tripleks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üç Katlı
- Ara Sıra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arada Bir, Arada Sırada, Bazen, Bazı Bazı, Kimi Vakit, Kimi Zaman, Zaman Zaman
- Rakik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnce, Narin
- Varmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulaşmak, Erişmek, Çıkmak, Dayamak, Dayanmak, Evlenmek, Gelmek, Gitmek, İnmek, Kavuşmak, Tutmak, Vasıl Olmak, Yetişmek
- Salmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakmak, Dökmek, Katmak, Koymak, Saldırmak, Sermek, Sürmek, Uğratmak, Yüklenek, Sarkıtmak
- Süzün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katkısız, Katışıksız, Halis
- Beter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü, Berbat, Daha Kötü, Çok kötü
- Sağlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahip Olmak, Bulmak, Çıkarmak, Elde Etmek, Getirmek, Hazırlamak, Kurmak, Temin Etmek, Uydurmak
- Üdeba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edipler, Yazarlar
- Giyecek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giysi, Kıyafet, Elbise, Giyim, Giyinecek, Paltar, Üst
- Bağımsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müstakil, Tek Başına, Azat, Hür, Özgür, Özerk, Mutlak
- Künde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Hile, Köstek, Oyun, Tuzak
- Vahit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bir, Birim, Tek
- Ölçüşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılaştırmak, Mukayese Etmek, Yarışmak, Müsabaka Etmek
- Bidayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlama, Başlangıç
- Raddelerinde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sularında
- Oyunluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahne
- Yapınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özenmek
- İçtimai Rey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamu Oyu
- Kurtulma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Firar
- Eş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adam, Aile, Arkadaş, Avrat, Bayan, Benzer, Bey, Bir, Ehil, Emsal, Er Avrat, Familya, Hanım, Harem, Hatun, Karı, Kişi, Koca, Koşa, Kuma, Ortak, Tay, Yoldaş, Benzeri, Hayat Arkadaşı, Refik, Refika, Etene
- Bir Zaman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biraz, Eskiden, Vaktiyle
- İdea kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce, Fikir
- Akıbet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Son, Sonuç
- Radyasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıma, Işınım
- İncelmemiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ham
- Ruh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tin, Duygu, Emanet, Esans, Öz, İlke, Canlılık, Espri
- Fakirleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoksullaşmak
- Akran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşıt, Taydaş, Öğür, Böğür
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü