Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Raddelerinde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sularında - Çelişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtiraz Etmek, Zıt Olmak
- Anapara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anamal, Sermaye
- Buzdolabı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soğutucu, Frijider, Buzlatka
- İstifçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığımcı
- İnsanüstü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fevkalbeşer
- Takılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlişmek
- Piston kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtenek, Arka, İltimas, Kayırıcı
- Siperlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siper
- Parsellemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paylaşmak
- Adres kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulunak, Unvan
- Muhtekirlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vurgun
- Jeotermal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerısıl
- Bokluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pislik
- Soldurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak
- Ananevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geleneksel, Gelenekli
- Salpa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gevşek, Sarkık, Tembel
- Azmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gölcük, Bataklık, Taşkınlaşmak, Kirincimek, Hızlanmak, Kabarmak, Taşmak, Taşmak
- İştiha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İştah
- Mümeyyiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırtman
- Şantiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikinti Meydanı, Yapı Yeri
- Yarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açmak, Dilmek
- Zühal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sekendiz, Satürn Venüs
- Erişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatmak, Çıkmak, Değmek, Demek, Girmek, Ulaşmak, Varmak, Yetişmek
- Makaslamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayırtmak, Kesmek
- Süssüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basit, Çıplak, Düz, Sade, Yalın
- Hassas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıngan, Duyarlı, Duygulu, Duygun, İçli
- Daimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürekli, Devamlı, Temelli, Kalıcı, Baki, Gedikli
- Tekrarlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yinelemek, Tekrar Etmek
- Mevize kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğüt, Vaaz
- Nebat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitki
- Kemiksiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık, Kesin
- Konsolos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dış İşleri Görevlisi, Elçi, Şehbender
- Feci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acıklı, Facialı, Musibetli, Trajik, Yürek Er Acısı
- Esirgemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korumak, Bağışlamak, Himaye Etmek, Sakınmak, Saklamak, Diriğ Etmek
- Zırnık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Metelik, Sıçanotu, Arsenik
- Monte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Montaj
- Figan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnleme, İnilti, Çığlık
- Harek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sedye
- Dostane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dostça
- Caka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösteriş, Çalım, Fiyaka, Kabadayılık
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü