Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Asillik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asalet - Savunma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müdafaa, Defans
- Çalgı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saz, Enstrüman
- Hazfetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkarmak, Gidermek, Kaldırmak, Silmek
- Kültürel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Medeni
- Kötümser kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bedbin, Bozuk, Karamsar, Pesimist
- Repertuar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağarcık
- Bitli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cimri
- Hipodrom kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşu Alanı
- İstelagtit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarkıt
- Yatıştırıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatıştıran, Sakinleştiren, Müsekkin, Trankilizan
- İlkel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gayri Medeni, Barbar, En Adi, İptidai, Primitif
- Ötmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şakımak
- Oku kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davetiye
- Galat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanlış, Uyduruk, Hata
- Müşkülpesent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İratçıl, Titiz
- Sanaatkar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanatçı
- Tabii Afet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğal Yıkım, Felaket
- Yeregeçen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havuç
- Kumla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geniş Kumsal, Plaj
- Uçarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serseri, Hovarda, Haşarı, Bozgun, Havai, Sefih, Aşırı, Çapkın
- Öykü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hikâye
- Kağan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hakan, Han
- Zanaatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zanaatkâr
- Vakitsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zamansız, Sürevsiz
- İdea kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce, Fikir
- Akran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşıt, Taydaş, Öğür, Böğür
- Halsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dermansız, Yorgun, Bitkin
- İşleyim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanayi
- Döndürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakmak, Bükmek, Vermek, Yönetmek
- Hükûmet Merkezi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkent
- Cidal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğraşma, Savaşma, Cenk, Çekişme, Ağız Kavgası
- Laboratuvar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deneylik
- Yabanketeni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şeytansaçı
- Fellah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiftçi
- Cıncık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Züccaciye
- Müttehit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birleşik
- Pay Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüşmek, Paylaşmak, Üleşmek
- Abajur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalpak, Örtük, Sayvan, Siper
- Takas Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değiştirmek
- Diretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü