Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Birlikte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beraber, Beraberce, Birge, Bir arada, Hep beraber, Yanında, Beraberinde, Bile, Müşterek, Ortaklaşa - Yahut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ya da, Veya, Veyahut
- Heykelcilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Heykeltıraşlık
- İp Ucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delil, Kelepin Ucu
- Örgün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müteazzi
- Giderek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gittikçe, Tedricen, Yavaş Yavaş
- Ruhsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tinsel, Ruhi
- Santimantal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygusal, Duygulu, Hassas
- Komünist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızıl
- Kök Salmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturmuş
- İğne Vurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğne Yapmak
- Başsızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anarşi
- İsabetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yersiz
- Boğazlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öldürmek, Kesmek
- Acılaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acıma, Turşulaşma, Tüntleşme
- Meziyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nitelik, Üstünlük, Özellik, Artam
- Vefat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölüm
- Benzeşim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzer
- Şirret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edepsiz, Geçimsiz, Huysuz, Yaygaracı, Kavgacı
- Domates kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızanak
- İcap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerek, Lüzum, Zaruret, Gereklik, İster
- Öşürcü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ondalıkçı
- Civciv kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cüce
- Adapte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyarlanma
- Zabıta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutanakçı, Kolluk, Polis
- Uzgörür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtisas
- Banko kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesinlikle
- Muvasalat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulaşmak, Varmak
- Düğün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğlence, Cemiyet, Tören, Toy, Deri, Dernek
- Ilım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçülük, İtidal
- Ultraviyole kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Morötesi
- Rükû kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öne Doğru Eğilme, Namazda Elleri Dize Dayayıp Eğilme
- Turist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezgin, Seyyah
- Çabucak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarçabuk, Hemencecik, İvedilikle, Birden, Derhal, Hemen, Şipşak, Tezce, Pek Çabuk, Zaman Geçirmeden, Hızla, Süratle
- Dinlence kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tatil
- Çevik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acar, Atak, Tetik
- Tecahül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilmezlenme
- Koloniyalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sömürgeci
- Kulübe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatanak, Köşk
- Hınzır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Domuz, Gaddar, Haylaz, Yaramaz
- İntaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitirme
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü