Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Bet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüz, Çehre, Kötü, Çirkin, Beniz, Sıfat - Veznin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Ağırbaşlı, Ciddi, Ilımlı, Oturaklı, Vakur
- Müdür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yöneten, Yönetici, İdareci, Başöğretmen, Yönetmen
- İmaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayır Evi
- Keçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çadır
- Aperitif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açar
- Destar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örtü, Sarık
- Finans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mal, Para
- Riyaziye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşlembilim
- Aza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Organ, Uzuv, Üye
- Anbean kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Her An, Dakika Dakika, Ara Sıra, Giderek
- Bunalım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buhran, Kriz, Bunluk
- Patetik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokunaklı
- Arkeolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazı Bilimci
- Sefih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Uçarı, Düşkün
- Mat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donuk, Soluk
- Emel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arzu, İstek, Amaç, Gaye, Erek, Maksat
- Çimerlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Plaj
- Gelmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akmak, Başlamak, Buyurmak, Çıkmak, Dayanmak, Doğmak, Getirmek, İzlemek, Katılmak, Takip Etmek, Türemek, Ulaşmak, Uymak, Varmak, Yönelmek
- Acı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzüntü, Izdırap, Istırap, Keder, Ağır, Ağrı, Ateş, Azar, Çığlık, Dağ, Dokunaklı, Elem, Eziyetli, Felaketli, Göbüt, Kaba, Keskin, Kırıcı, Kötü, Kubat, Meşakkatli, Yara, Zehir, Zehirli
- Maskara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğlendirici, Soytarı, Rastık, Hoş, Rimel, Sevimli, Rezil
- İttifak Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşmak, Uyuşmak
- Bakan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazır, Vekil, İcra Vekili
- İvmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabuk Davranmak, Acele Etmek
- Yavaşlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tavsamak
- Harmanlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karıştırmak
- Tüs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ülger
- İyonik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükünsel
- Cinlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öfkelenmek
- Deyiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üslup, İfade, Tabir, Telaffuz
- Kâfir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinsiz
- Dingildek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaypak
- Takım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cihaz, Dest, Grup, Küme, Set, Zümre, Ekip, Trup, Tür, Çeşit, Dizge, Sistem
- Ürkekçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ürkek
- Jeomorfolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüzeybilimci
- Bâtın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İç, İç Yüz, İç Öz, Gizli, Görünmeyen
- Müşteki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şikayetçi, Yakınan, Sızlanan
- İmale Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmek, Eğmek
- Üçteker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Triportör
- Kalça Kemiği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oma
- Kırılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alınmak, Azalmak, Darılmak, Gücenmek, İçerlemek, İncimek, İncinmek, Sınmak, Yatışmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü