Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Maskara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğlendirici, Soytarı, Rastık, Hoş, Rimel, Sevimli, Rezil - Müşteki Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakınmak
- Büyültmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abartmak
- Rabıtalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırbaşlı, Düzgün, Tutarlı, İlgili, Alakalı
- Ünite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birim
- Ecel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşamın Sonu, Ölüm Zamanı
- İştahlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstekli
- Büyülü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyülenmiş, Efsunlanmış, Sihirli
- Gır Gır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Komik, Matrak
- Mai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mavi
- Muvasala kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulaşım
- İcmal Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özetlemek
- Mübadele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişme, Değişim, Değiş Tokuş
- Ön Yüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cephe
- Bildirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haber Vermek, Anlatma, İfade, Bilgi Vermek, Anlatmak, İfade Etmek, Aktarmak, Beyan Etmek, Getirmek, Lütfetmek, Vermek, Yayımlamak
- Dal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kol, Bölüm, Arka, Boyun, Branş, Budak, Çıplak, Ense, İhtisas, Omuz, Şube, Yalın, Birlik, Sırt, Düz
- Monotonluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekdüzelik, Sıradanlık
- Fotoğraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılık, Resim, Suret, Yaçın
- Saltçılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutlakiyet
- Tazelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Körpelik
- Kırak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyı
- Isıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızdırmak
- Baskül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tartı, Kantar
- Tembih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkaz, Uyarı, Uyarma, Öğüt, Uyandırma, Ismarlama, Anımsatma
- Kurtulmalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fidye, Fidyeinecat
- Çatkın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mensup; Çatık
- Elan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daha, Hâlâ, Henüz, Şimdi, Şimdiki Durumda, Şu Anda, Daha
- İş Birliği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seferberlik, Emektaşlık, Teşrikimesai
- Yokuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rampa, Bayır, Çıkış
- Teyit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğrulama, Gerçeklemek, Sağlamlaştırma
- Bulak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pınar, Kaynak
- Asayiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güvenlik, Baysallık, Emniyet
- Abuk Sabuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamsız, Saçma Sapan, Boş (Söz), Herze, Abuk Subuk
- Yumru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ukde, Yamru Yumru, Şişkinlik, Kabartı, Tümsek
- Bindi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Destek
- Sayman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhasebeci, Muhasip, Hesap Uzmanı
- Muhammedî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müslüman
- Albalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vişne
- Müşteki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şikayetçi, Yakınan, Sızlanan
- Tahsil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı (Para) Alma, Toplama; Öğrenim, Öğretim
- Hekim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doktor, Tabip, Sagan, Atasagun, Otacı, Sağbilge
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü