Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ayak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bacak, Basamak, Kıç - Beyyine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delil, Kanıt
- Gürbüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlü, Muhkem, Sağlam
- Müfret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tek, Bireysel, Teklik
- Kurgu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anahtar, Çatı, Kuraştırma, Montaj, Spekülasyon, Kuruntu, Vehim, Nazar
- Karı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Refika, Aile, Avrat, Bayan, Eş, Familya, Harem, Hayat Yoldaşı, İhtiyar, Kadın, Yaşlı, Zevce
- Hâkimlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yargıçlık
- Kitaplık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kütüphane
- Göze Girme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösteriş
- Tarz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçim, Usul, Yoldam, Ezgi, Hava, Merkez, Minval, Soluk, Suret, Şekil, Tempo, Tür, Vadi, Yol, Stil, Konsept
- Karısı Köylü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılıbık
- Koca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adam, Ağa, Bey, Büyük, Efendi, Er, Erkek, Eş, Geniş, İhtiyar, İri, Kişi, Kocaman, Moruk, Pir, Ulu, Yaşlı, Yüksek, Zevç
- Şirret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edepsiz, Geçimsiz, Huysuz, Yaygaracı, Kavgacı
- Bir Numara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birinci, Tek
- Orijinalite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgünlük
- Şopar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küstah, Şımarık, Yaramaz
- Hürmetkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saygılı, Hürmetli
- Düşük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Az, Uşak Saldırma
- Terör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedhiş, Yıldırma, Yılgı, Korkutma, Yıldın, Tedhiş
- Bakımsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berbat, Çorak, Külüstür
- İskambil Kâğıdı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâğıt
- Bahşetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağışlamak, Sunmak
- Bolluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bereket, Yağmur
- Hayati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önemli, Yaşamsal
- Bakış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazar, Göz
- Uyuşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yola Gitmek, İmtizaç Etmek, Mutabık Kalmak
- Biteviyelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süreklilik, Yeknesaklık
- Beyaz Perde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinema
- Muhtar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özerk, Erkin
- Klik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tık, Hizip
- Haberdarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtar, İkaz, Uyarı
- Eriyebilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Münhal
- Baş Örtüsü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşarp
- Lazıme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerekçe
- Kâkül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Perçem
- Girişik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girift
- Sâri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşıcı, Geçici
- Sası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kokuşmuş, Mütefessih
- Hoş Bulduk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoş Gördük
- Talim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğretim, Alıştırma, Yetiştirme
- Netameli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkulu, Tehlikeli, Tekin Olmayan
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü