Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Asimilasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzeşme, Özümleme, Eritme - Mevta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölü
- Dışalım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İthalat
- Rasathane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözlemevi
- Babasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetim
- Zekâlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zeki
- Çiroz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelimsiz
- Abanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüklenmek, Çullanmak, Yaslanmak, Bastırmak, Dayanmak
- Dudak Boyası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ruj
- Dahiyane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dahiye Yakışır Biçimde, Dahice
- Ayakla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaya, Yayan
- Kabile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boy, Uyruk, Oymak
- Yurtsever kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vatanperver
- İvecen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aceleci
- Toreador kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğa Güreşçisi
- Yoğun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesif, Sıkışık, Kalabalık, Dolu, Ağır, Çok, Derin, İri, Kaba, Kalın, Koyu, Sıkı, Şişman, Tombul
- Büyücü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sihirbaz
- Sıkıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasvet, Meşakkat, Ruhsal Yorgunluk, Sendrom, Cefa, Çile, Düşünce, Ezgi, Eziyet, Fırtına, Gaile, Hâl, Hüzün, Kahır, Kambur, Karanlık, Keder, Kor, Külfet, Mesele, Mihnet, Problem, Rahat, Sancı, Sorun, Usanç, Zaruret, Zehir, Zor, Tedirginlik, Eza
- Soy kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asıl, Cins, Çeşit, Damar, Ev, Evlat, Irk, Kan, Köken, Ocak, Sülale, Tür, İrs
- Domates kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızanak
- Senkronizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşanlılık
- Safa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönül Şenliği; Eğlence
- Tutuşturmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dökmek, Yakmak
- Günindi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batı, Garp
- Zulüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eziyet, Kıyıcılık, Cefa, Haksızlık, Kıyınç
- Gardiyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kolcu
- Teftiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denetim, Murakabe, Denetleme, Bakı
- Alacakarga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saksağan
- Fiyasko kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başarısızlık, İflas, Muvaffakiyetsizlik
- Dahil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İç, İçeri; İçinde Olmak Üzere
- Serap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalgın, Hayal, Ilgım, Pusarık
- Mahcur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısıtlanmış, Kısıtlı
- Muaraza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişme, Kavga
- Yancık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cep, Kese, Cüzdan
- Katil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öldürme; Cani; Öldürücü, Ölüme Neden Olan
- Taraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cephe, Cihet, Kanat, Nazır, Semt, Veçhe, Yaka, Yan, Yer, Yön, Yöre, Yüz, Taman, Bölge,
Bölüm, Kat
- Muştulamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müjdelemek
- Biaman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aman Vermez, Gaddar, Zalim
- Ruhbilim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Psikoloji, Tinbilim
- Mukadderat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazgı, Talih, Alın Yazısı
- Kabahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suç, Kusur, Hata, Töhmet
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü