Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
And�rmak ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Sazak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bataklık
- Yazı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ova, Düz Yer, Ova, Kır, Alfabe, Yazma İşi, Makale, Yazgı, Hat, Mektup, Kader
- Tek Parça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yekpare
- Lerze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Titreme
- Feci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acıklı, Facialı, Musibetli, Trajik, Yürek Er Acısı
- Dokuz Canlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanıklı
- Saçakbulut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ak Bulut, Sirrus
- Zeki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zeyrek, Akıllı, Uslu, Anlaklı
- Bağlantısız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Askerî
- Kalkmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlamak, Davranmak, Girişmek, Havalanmak, Kabarmak, Taşınmak, Uçmak, Yeltenmek
- Ufalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçülmek, Büzülmek
- Ayırt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fark, Nüans
- Sakıncasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emin
- Elastikiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esneklik
- Dikbaşlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asi
- Şimşek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parıltı
- Tahril kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çizgi
- Program kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzlence, Bağdarlama, Tasarı
- Derdest Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paketlemek, Yakalamak
- Kapüşon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlık
- Trekking kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağ Yürüyüşü
- Menopoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âdetten Kesilme, Yaş Dönümü, Âdetgörmezlik
- Haleldar Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmak, Sarsılmak
- Ön Yüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cephe
- Mabut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tapıncak, Tapı
- Teşekkürname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşekkür
- Enik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çocuk, Küçük
- Etkisiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tesirsiz
- Yaşamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak, Duymak, Geçinmek, Geçmek, Görmek, Hissetmek, Kalmak, Oturmak, Hayatta Olmak, Sürdürmek, Eğleşmek, Keyif Sürmek, Ömür Sürmek
- Farba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fırfır
- Seslenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağırmak, Çığırmak, Haykırmak, Ünlemek, Hitap Etmek
- İdrar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hacet, Sidik, Çiş
- Eskileşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskimek
- Operatörlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cerrahlık, Dizgicilik, İşletmenlik
- Yiyecek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azık, Gıda, Rızık, Taam, Kayıt, Mekulat
- Değinme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dek, Temas
- Sofra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Desterhan
- Okumak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavramak, Küfretmek, Sövmek
- Dikeç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direk, Sütun
- Yokuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rampa, Bayır, Çıkış
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü