Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Amele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşçi, Edimen, Emekçi - Buat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutu
- Arı Teknesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovan
- Devir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüm, Çağ, Dönem, Dönme, Gün, Tur, Zaman, Dolaşma
- Süratle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hızla, Çabucak
- Mineralojik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bileşikbilimsel
- Şorolop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalan
- Beklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyalanmak, Eğlenmek, Gözlemek, Ummak, Aramak, Durmak, Gözetmek, İstemek, Korumak
- Elinin Körü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü
- Su kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ab
- Çatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşmak, Erişmek, Hücum Etmek, Karşılaşmak, Rastlamak, Ulaşmak, Vasıl Olmak
- Nevazil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nezle, İngin, Duma
- Şutlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vurmak, Kovmak, Yollamak
- Oymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşiret, Deşmek, Kazmak, Tayfa, Yemek, Kabile, Hakketmek
- Aptal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Bön, Ahmak, Akılsız, Zekâ Yoksunu, Alık, Alık Salık, Avare, Derbeder, Dingil, Geri, Salak, Serseri, Şapşal
- Müntehap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçme
- Kümelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığmak
- Bergüzar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatıra, Armağan, Yadigâr
- Neymiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güya
- Ervah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ruhlar
- Mahsullü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Velut
- Çor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hastalık, Dert; Sığır Vebası
- Dizayn kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasarım
- Dam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezaevi, Örtü, Eş, Çatı, Köy Evi, Ahır, Tutukevi, Hapishane, Kavalye
- Semt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölge, Yöre, Cihet, Taraf, Veçhe, Yaka, Yan, Yön
- Ergen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bekâr
- Hap Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yemek, Yutmak
- Derinden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçten
- İdrak Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Algılamak, Anlamak, Erişmek, Kavramak, Ulaşmak
- Zülfüyâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zülüf
- Beddua Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kahretmek, Lanetlemek
- Mahrukat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakıt
- İp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İplik
- Rica Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilemek
- Zahimli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haşin
- İlga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lağvetmek
- Direktör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönetici, Yönetmen, Müdür
- Şoför kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürücü, Haydavcı, Sürücü, Yöndemci, Kaptan
- Vurgu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksan
- Bezeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süsleme, Tezhip
- Epeyice kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Epey
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü