Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Amele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşçi, Edimen, Emekçi - Meşal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meşale
- Fahişelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fuhuş
- Serçin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçme, Baş Boy
- Cerh Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaralamak
- Pencere Kapağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kepenk
- Yabansı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Garip, Acayip, Çirkin, Kanunsuz, Kötü
- Etik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Töre Bilimi, Ahlak Bilimi; Ahlaki, Ahlakla İlgili
- Tortu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Posa, Çökel
- Bildirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arz, Tebliğ
- Yığışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzdiham
- Yâren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkadaş, Yakın Dost
- Yüğürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşmak
- Hurdahaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paramparça
- Pare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adet, Kısım, Parça, Tane
- Adamcıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sokulgan, Evcil, Ehli, Munis
- İflas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batma, Batkı, Fiyasko
- Babacan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cana Yakın, Olgun, Kalender, Meşrep, Mihriban, Sevimli
- Can Sıkıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bunaltıcı, Boğucu
- Madem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mademki
- Dönüştürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmek
- Kalbi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçten, Yürekten, Gönülden
- Lehimci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynakçı
- Uyuşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yola Gitmek, İmtizaç Etmek, Mutabık Kalmak
- Vaktaki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ne Zaman Ki
- Düzenlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ova
- Ansiklopedi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgilik, Genbilik
- Düşkünleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmek
- Konsantre Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoğunlaşmak
- İkircik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuruntu, Şüphe, Tereddüt, İşkil, Kararsızlık
- İnfaz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygulamak
- Pürüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engel, Kusur, Güçlük, Kabarcık, Çıkıntı, Gedik
- Çepel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşık, Çamur, Kir, Pislik
- Kestane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şabalıt
- İspat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanıt, Ortaya Çıkarma, Tanıtlama
- Kaldıraç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manivela
- Bambaşka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Apayrı, Değişik, Büsbütün Başka, Farklı
- Asar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapıtlar, Yapılar, Eserler
- Eğreti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Geçici, Muvakkat, Muvakkati, Öteri, Takma, Üstünkörü, Yararsız, Uyumsuz, Yakışmamış
- Yapılaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oluşmak
- Hapsetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıkoymak, Engellemek, Kapamak, Sınırlamak, Tutuklamak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü