Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hemcins kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Türdeş, Soydaş, Kökteş - Özerk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağımsız, Muhtar, Muhtariyetlik, Otonom
- Hodbin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bencil, Egoist
- Mütecaviz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saldırgan, Tecavüzkâr, Geçen, Aşan, Saldıran, Sataşkan
- Torlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derviş, Genç, Toy, Hergele
- Polifoni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çokses
- Saçan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Naşir
- Tahrip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkma, Yıkım, Bozma, Kırıp Dökme, Yıkımlama
- İhsan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Armağan, Lütuf, Nimet, İnayet, Bağışlama, Kayra, Atıfet, Bağış, İyilik
- Terslenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azarlanmak
- Eften Püften kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanıksız, Derme Çatma, Çürük, Değersiz
- Sınıf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derslik, Dershane, Grup, Bölüm, Küme, Klas
- Keskin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acı, Kırıcı, Kuvvetli, Sert, Zampara
- İkon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tapıncak
- Uğraşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emek, Müsademe, Savaş
- Tüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutuş
- Portatif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşınabilir, Gezer, Gezici, Seyyar
- Tevellüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğma, Doğum
- Uydurulmuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uydurma
- Ehlileştirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ehlî
- İfrat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı
- Sezmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Çıkarmak, Duymak, Görmek, Hissetmek, Fark Etmek, Kestirmek, Duyumsamak
- Alacalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alaca
- Nihai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Son, Sonuncu, Sonsal
- Umma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ümit
- Eğlenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tezyif
- Asgari kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı En Az, En Aşağı, En Düşük, En Azından, Minimum, Azra
- Düşürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azaltmak, Dökmek, Sıyırmak
- Celalli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hırçın
- Done kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Veri
- Şişko kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolgun, Şişman, Toplu
- Dingildemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkmak, Kuşkulanmak, Oynamak, Sallanmak
- Himaye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korunma, Esirgeme, Gözetme, Kayırma, Elinden Tutma
- Rapor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bildirge, Anlatım, İfade, Yazanak
- Yalvaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Resul, Peygamber
- Bağıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görece, İzafi
- Tımar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakım
- Kınnap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sicim
- Tadat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayım, Sayma
- Fundamentalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köktendinci
- Nabekâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avare, Haylaz, Serseri
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü