Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kudret, Kuvvet, Sadasız, Sağır - Lüle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvrım, Namlu
- Düzenci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çakal, Düzenbaz, Oyunbaz, Oyuncu, Hileci
- Sinirbilim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nevroloji
- Hastalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dert, İllet, Tutku
- Savurgan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müsrif, Bedharç, İsrafçı
- Saygısız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hürmetsiz, Laubali
- Bacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abla, Hemşire, Kız Kardeş, Simil
- Allahsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acımasız, Vicdansız
- Yankı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akis, Aksiseda, Eko
- Yuvgu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merdane
- Onat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özenli, Düzgün, Muntazam, Yarar, Salih, Ahlaklı, Uygun
- İnzimam Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katılmak, Üstelemek
- Kafa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baş, Bellek, Karın, Kelle, Saksı, Zekâ, Zihin, Zihniyet
- Tahsilât kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alımlama, Toplama
- Bigudi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarmaç
- Anot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pozitif Elektrot, Artı Uç
- Telef kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulma, Harap Olma, Yok Etme, Yitirme
- Boyunduruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esaret, Tahakküm
- Leşker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asker, Ordu
- Prefiks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önek
- Bağlanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlişik, Vurgun
- Talancı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapulcu
- Poz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duruş, Çalım, Kurum, Süre
- Başvekalet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başbakanlık
- Sersemleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hezeyan
- Kümelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığmak
- Makaslanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesilmek
- Tavizcilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödüncülük
- Taptaze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gıcır Gıcır
- Car Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haykırmak
- Bertaraf Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gidermek
- Güçbeğenir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müşkülpesent
- Sınav kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoklama, İmtihan
- Gangster kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haydut
- Arı Teknesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovan
- Temel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ana, Anayasa, Asıl, Baş, Çizgi, Esas, Gerçek, Kök, Omurga, Özül, Taban, Üs, Zemin, Başlıca, Baz
- Örneğin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mesela, Meselen, Söz Gelişi, Söz Gelimi, Örnek Olarak
- Rağmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karamazdan
- Bulutsu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nebülöz
- Mat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donuk, Soluk
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü