Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Abide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anıt, Eser, Estelik, Kaynak, Yadigâr - Umursamamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savsaklamak
- Türap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toprak, Toz
- İltihak Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girmek, Katılmak
- Kıtlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İncitmek, Isırmak
- Ataerkil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pederşahi, Patriarkal, Atahakan
- Onarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltmek, Tamir Etmek, Yapmak
- Cerge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hiza
- Sevecen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şefkatli, Mihriban, Müşfik
- Zanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanık, Şüpheli
- Barbar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkel, Uygarlaşmamış, Kaba, Kırıcı, Acımasız
- Mısır Tavuğu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hindi
- İhraç Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkarmak, Dış satımlama
- Kumbara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gülle
- Yağmalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Garet Etmek, Talan Etmek
- Andropoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaş Dönümü
- Mızraklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kargılı
- Başkonsolos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyükelçi
- Kasten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasıtla, İsteyerek, Kasti, Mahsus, Taammüden
- Ambar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Depo, Kiler
- Cıcık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süs
- Dasitan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Destan
- Etimoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kökenbilim
- Bozgunculuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ordu Bozanlık, Fesatçılık, Fitnecilik
- Aborda Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanaşmak
- Afaki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereksiz, Önemsiz, Hayali
- Taşıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araç, Vasıta
- Gösterge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirti, İm, İşaret, Nişan, İndikatör, Müşir, Belirtke
- Büzülmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinmek, Buruşmak, Kırışmak, Ufalmak
- Ahali kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Topluluk, Halk, El, Nüfus
- Başlayış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giriş
- Süslemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bezemek
- Furya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoğunluk
- Öte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok, O Taraf, Üst
- Sayrımsamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hastalık Hastası Olmak, Temaruz Etmek
- Kraliçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ece
- Ev Bark kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ev, Mülk
- Fil Dişi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fil Sümüğü
- Tutarga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sara
- Tuğla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kerpiç
- İlkyaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkbahar, Bahar
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü