Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
�stibdat ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Veladet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğum, Doğma, Doğuş
- Böylece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Böylelikle, Tam Böyle
- Tahterevalli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yellencek
- Hipnoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapay Uyku
- Nazenin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Narin, İnce
- Kaplam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapsam, Şümul
- İlan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bildiriş, Duyuru, Bilit
- İcabet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyma, Kabul Etme, Razılık, Varma, Razı Olma
- Cırtlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çığıltılı
- Bahir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deniz
- Wc kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuvalet
- Hızar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bıçkı, Biçki
- Cinnet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delilik
- Kömek Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Desteklemek
- Makul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ussal, Akıllı, Elverişli, Mantıklı, Uygun
- Fasılalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aralıklı
- Yastamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayamak, Yaslamak, Atfetmek, Hamletmek
- Güreşçi Köprüsü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köprü
- İstirahat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinlenmek
- Kıyamet Günü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyamet
- Muayyen Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirlemek
- Yedek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyat, Redif, Yular
- Yanılma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Galat, Hata
- Bilgilenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğrenmek
- Tümsek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabarcık, Tepecik, Tüm, Yükselti
- Muhasara Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuşatmak
- Birtakım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bazı, Bir Kadar, Kimi
- Teeddüp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanma
- Tümleç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamamlık, Tümleyen Şey, Mütemmim
- Yabani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vahşi, Tor, Yaban, Yamyam, Yabanıl, Ürkek, Sıkılgan, Görgüsüz, Kaba, Hoyrat
- İradeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstençli
- Ekspansiyonist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayılımcı
- Reddol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Defol
- Kasıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erek, Amaç, İstek, Komplo, Maksat, Kötü Niyet
- Yöneten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müdür
- Dâhi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deha, Öke, Olağanüstü Yeteneği Ve Yaratıcı Gücü Olan Kimse
- Âlâ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyi, Fevkalâde, Pek İyi, Güzel
- Kesik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısa
- Buruşuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırış Kırış, Pürüzlü, Kıvrım Kıvrım
- Mahkeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yargıevi, Yargı Yeri, Duruşma
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü