Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
�sabetli ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Süzek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Filtre, Süzgeç
- Duşaklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kösteklemek
- Televizyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzleç, Sınalgı
- Zeyreklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zekâ
- Çekmece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz, Sıyırma
- Bizatihi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kendisi, Kendiliğinden
- Havadis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haber
- Ergonomik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşlevsel, İşbilimsel, Elverişli, Kullanışlı
- Eksper kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırtman, Bilir Kişi, Uzman
- Bekâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mücerret, Subay
- Puanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benekli
- İlköğretim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlköğrenim, İptidai Tahsil
- Kelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski Ayakkabı
- Hareket Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davranmak, Deprenmek, Oynamak, Yapmak, Yürümek
- Caba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılıksız, Bedava, Bundan İlave, Üstelik
- İnkârcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoksayımcı
- İhtilal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devrim, Kargaşa, Ayaklanma, Köklü Değişim
- Şallak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıplak
- Affedersiniz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Efendim
- Yöre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Civar, Etraf, Mahal, Muhit, Ön, Taraf, Çevre, Dolay
- Mütekâsif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koyulaşmış, Yoğunlaşmış
- Çekilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azalmak, Katlanmak, Üstlenmek, Vazgeçmek, Yok Olmak
- Kayırıcılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İltimasçılık
- Azrail kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıcı
- Kat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölmek, Yol Almak
- Odalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Padişah, Cariye
- Emcik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meme
- Kalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak, Geçmek, Konaklamak, Konmak, Oturmak, Tutmak, Yaşamak, Yetinmek
- Mecbur Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorlamak
- Bilgisayar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kompüter, Elektronik Beyin
- Matkap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delgi, Burgu
- Mühür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damga, Kaşe, Metal
- Gönül Rahatlığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huzur
- Çimlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeşermek, Yararlanmak
- Dokunmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ellemek, Batmak, Değinmek, Değmek, Dürtmek, Etkilemek, İlişmek, İlmek, Karıştırmak, Koymak, Sataşmak, Temas Etmek, Vurmak, Zarar Vermek
- Çap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aykırı, Bozuk, Dolaşık, Eğri, Ölçek, Kutur, Ölçü, Değer
- Mesture kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizli, Kapalı, Örtülü
- Bilinen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilindik, Malum, Aşina
- Mükedder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kederli, Üzgün
- Gereksinim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyaç
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü