Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mesture kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizli, Kapalı, Örtülü - Yadırgatıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuhaf
- Bezeksiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalın
- Mukabele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılık
- Bırakı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gedik, İmtiyaz
- Bilişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğrenmek
- Besbeter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daha Beter
- İspati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinek
- Sıyırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmece
- Briz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meltem
- Çakır Pençe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Becerikli
- Pürtük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkıntı, Kabarcık
- Haydamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Defetmek, Kovmak
- İlla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hele, İlle, Özellikle
- Kuru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Susuz, Nemsiz, Çelimsiz, Çıplak, İskelet, Sıska, Zayıf
- Kraliyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Krallık
- Bedii kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beğenilen Estetik
- Kabiliyetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetenekli, Becerikli
- Tavşankulağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buhurumeryem, Siklamen
- Vali kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlteber, İlbay
- Kafadaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kafadar
- Kosmos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acun
- Arkadaşlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dostluk, Yârenlik, Yoldaşlık, Refiklik, Tomdaşlık, Hempalık, Omuzdaşlık, Ünsiyet, Şeriklik
- Kapmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakalamak, Geçmek, Kıstırmak, Koparmak, Tutmak, Bellemek
- Müracaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başvuru, Hitap
- Çağırtmaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tellal
- Başlangıç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önsöz, İlk Bölüm, Giriş, Mukaddime, Baş, Eşik, Menşe
- Söz Konusu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözü Edilen, Üzerinde Konuşulan, Bahis Konusu, Bahis Mevzusu, Mevzubahis
- Öğle Vakti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğle, Zeval Vakti, Öğleyin, Öğlende, Gün Ortası, Nısfınnehar, Günorta Çağı
- Sultanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Padişahlık, Saltanat, Ergi, Mazhariyet
- Birikmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üşüşmek, Yığılmak, Yığışmak, Toplanmak
- İnatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksi, Gâvur, İnat, Keçi, Direngen, Ayak Direyici
- Şatafatlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli, Cafcaflı, Görkemli, Lüks
- Otoban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hızyolu, Otoyol
- Tekrarlanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mükerrer
- Kredi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Borç, Güven, İtibar, Para, Saygınlık
- Seyirci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzleyici, Temaşabin, Temaşacı
- Ant kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yemin, Ahit, Söz, Kasem
- Afra Tafra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalım, Çalımla, Fiyakayla, Gösterişle
- Saçmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dökmek, Neşretmek, Savurmak, Serpmek, Dağıtmak, Döknek, Yaymak
- Tiksindiren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğrenç
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü