Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Dam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezaevi, Örtü, Eş, Çatı, Köy Evi, Ahır, Tutukevi, Hapishane, Kavalye - Tevkif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıkoyma, Tutuklama, Durdurma, Tutma
- Onanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasvip, Tasdik, Muvafakat
- Anatomi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşrih, Gövde Bilimi, Gövde Yapısı, Yapı Bilimi, İnsan
- Görenek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Töre, Âdet, Görgü
- Tarumar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darmadağın, Dağınık, Karışık, Perişan
- Tepesi Üstü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tepetakla
- Esvap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giysi, Giyecek, Elbise
- Lütfeylemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lütfetmek
- Melce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sığınak
- Mecbur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorunlu, Zarurî, Gerekli, Bağlı, Düşkün, Mahkûm
- Birey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fert, Kişi, Zat, Can, Duygusal, Şahıs
- Dayanırlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnç, Mukavemet
- İtham kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suçlama, Suçlu Görme
- Pilleken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basamak
- Dikkatsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savruk, Dalgın, Özensiz, İhmalkâr
- Konuşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diyalog, Söyleşmek, Danışmak, Sohbet Etmek, Söz Söylemek, Söz Etmek, Bahsetmek
- Muharip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savaşçı
- Uğru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yol; Hırsız
- Takipçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzlemci
- Softalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağnazlık
- Mevki Tutmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mevzilenmek
- Revize Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltmek
- Çıkarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışarı Atmak, Sökmek, Koparmak, Neşretmek, Anlamak, Atmak, Boşaltmak, Bulmak, Elde Etmek, Gidermek, Giysi, Göndermek, Göstermek, Hatırlamak, Kazımak, Sağlamak, Sezmek, Soymak, Söylemek, Sunmak, Yapmak, Yayımlamak, Yollamak
- Arzu Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilemek
- Atılganlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cesaret
- Şimşek Taşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gök Taşı
- Sual Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sormak
- Mahdum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oğul, Erkek Evlat
- Mengene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkaç, Sıkmaç
- İhdas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaya Çıkarma
- Tatbikatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygulamacı
- Devamsızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süreksizlik
- Kilim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sergi
- Cırcır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fermuar
- Riayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saygı, Ağırlama, Uyma
- Az kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksik, Noksan, Biraz, Kıt, Seyrek, Birkaç, Dar, Düşük, Mahdut
- Kışır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabuk
- Aşiret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oymak, Uruk, Boy, El, Tayfa
- Sıkılgan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utangaç, Çekingen
- Gözlemci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müşahit
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü