Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
�alak ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Yötelmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öksürmek
- Biçimlendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şekillendirmek
- Kirli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşık, Murdar, Pasaklı, Pis
- İntizar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlenme, Bekleme, Gözleme, Beddua
- Hurdahaş Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parçalamak
- Fazlaca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çokça
- Peştamal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Futa
- İntegral kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümlev
- Tefriş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döşeme, Döşenme
- Mağaza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Satım Evi, Dükkân, Salon
- Mukavemet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnç, Direniş, Dayanak, Dayanma
- Kısaltma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taksir
- Fevkaladelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olağanüstülük
- Yitim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayıp
- Defnetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gömmek, Toprağa Vermek
- Ziyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zarar, Kayıp, Hasar, Hüsran, Zayiat
- Şin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayıp, Leke
- Yaraşan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Layık, Yaraşıklı
- Reis Bey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkan
- Anlayışsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşüncesiz, Dümbelek, Geri, Köylü
- Muhaberat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haberleşmeler, Salıklaşmalar
- Çapkıncı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapulcu
- Efsunkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyüleyici, Büyülü, Sihirli
- Acılaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acımak, Turşulaşmak, Tüntleşmek
- Hinoğlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurnaz
- Eksiklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayıp, Eksi, Kusur, Noksan, Şaibe, Zaaf
- Bakaya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalıntılar
- Efkârlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzülmek, Tasalanmak, Kaygılanmak
- Dövmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpmak, Çırpmak, Ezmek, Hırpalamak, Silkelemek, Tartaklamak, Vurmak
- Meblağ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutar
- Bılkımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmak, Erimek, Yumuşamak
- Kırlent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanyastığı
- Gebermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek
- Haydamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Defetmek, Kovmak
- Yaradılış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mizaç, Fıtrat, Damar, Hasiyet, Hilkat, Huy, Seciye, Tabiat, Tıynet, Cibilliyet
- Yetersiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dar, Yoksul
- Kraker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıtırdak
- Çelmelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Badalak Vurmak
- Kemiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nicelik
- Terbiyesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğitimsiz, Görgüsüz
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü