Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Dam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezaevi, Örtü, Eş, Çatı, Köy Evi, Ahır, Tutukevi, Hapishane, Kavalye - Tutarak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sara
- Uyruklu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyruktan Olan
- Açım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açma
- Konar Göçer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göçeri
- Muhasebe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saymanlık
- İskelet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıplak, Kuru, Kemik Çatısı, Teşrih
- Hızla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak
- Islah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltme, İyileştirme, Yeğleme
- Vurdumduymaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umursamaz, Aldırmaz, Aldırışsız, Duygusuz, Duvar Yüzlü, İtinasız, Lakayıt, Anlayışsız, Kavrayışsız
- Didar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüz, Çehre
- Askeriye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ordu
- Yem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olta
- Ciltçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mücellit
- Mamulat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ürünler, Mamul
- Ahbaplık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hukuk, Hususiyet, Ünsiyet
- Bendegân kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kullar, Köleler
- İhdas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaya Çıkarma
- Sığa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapasite
- Orospu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fahişe, Mal
- Kortej kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tören Alayı, Topluluk, Alay, Maiyet
- Para Cüzdanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarık
- Kararmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siyahlaşmak, Kederlenmek, Canı Sıkılmak
- Akredite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetkilendirilmiş, Yetkili
- Özdek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Varlık, Madde, Cisim
- Harman Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harmanlamak
- Gitmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başvurmak, Buyurmak, Çalışmak, Çıkmak, Dayanmak, Değerlendirmek, Düşmek, Geçmek, Gezmek, İşlemek, Karşılamak, Ölmek, Saymak, Ulaşmak, Uzanmak, Varmak, Yakışmak, Yapmak, Yaraşmak, Yetişmek, Yetmek, Yürümek
- İbadethane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tapınak
- Çekmece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz, Sıyırma
- Yerel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yöresel, Mahalli, Lokal, Mevzii
- Korse kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lastik, Enli Kemer
- Siklamen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tavşankulağı, Buhurumeryem
- Pahalılanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pahalanmak
- Dolgun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalın, Şişko
- Kesilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinmek, Yorulmak, Bitkinleşmek, Makaslanmak, Kapatılmak, Beğenmek, Benzemek, Dönmek, Durmak, Ekşimek
- Agu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zehir
- Batakçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolandırıcı, Müflis
- Hazzetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoşlanmak, Beğenmek, Haz Almak, Hoşlanmak, Lezzet Almak
- Eyvan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teras
- Santimantal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygusal, Duygulu, Hassas
- Fak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapan, Tuzak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü