Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Vurgu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksan
- Ezel Ebet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ebediyen
- Saplamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batırmak, Çakmak, Sançmak, Sokmak
- Yakmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acıtmak, Bestelemek, Dağlamak, Dökmek, Kavurmak, Mahvetmek, Tutuşturmak, Vurmak, Koymak, Sürmek
- Yenilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaybetmek, Mağlup Olmak
- Hasep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nitelik
- Muhafazakârlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutuculuk
- Silsile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıra, Soy Sop, Atalar
- Milli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulusal
- Çullanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abanmak, Tedirgin Etmek, Tebelleş Olmak
- Haysiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değer, İtibar, Onur, Saygınlık, Şeref, İtibar, Yalım, Iz Saygısı, Aygınlık
- Elektron kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çınca
- Çokgen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapalı Düzlem, Mudaila
- Buat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutu
- Koltuklama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kompliman
- Sevişmezlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zıddiyet
- Hurdahaş Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parçalamak
- Paranoyak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşkilli
- Toplu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şişko, Tıknaz, Yığın
- Sepilemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygulamak
- Eda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hal, Davranış, Hava, İşve, Naz, Şive, Tavır, Verme, Ödeme
- Madik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolap, Hile
- Alışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Isınmak, İntibak
- Ayakla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaya, Yayan
- Muhteris kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hırslı
- Mirasçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vâris, Kalıtçı
- Günahkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fail, Sanık
- Tenevvür Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aydınlanmak
- Gözlenilmeden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazara, Zıpçıktı
- Örtmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Atmak, Basmak, Bürümek, Çekmek, Gizlemek, Kapamak, Kaplamak, Saklamak, Sarmak
- Göveri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sebze
- Yazıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazar, Yazman, Kâtip
- Psikanaliz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ruh Çözümü
- Ikıl Ikıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorla
- Kese Kâğıdı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâğıt Torba
- Çevirici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anahtar, Dilmaç, Tercüman, Mütercim, Komütatör
- Sosyal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçtimai, Toplumsal
- Mikyas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyut, Ebat, Ölçek, Ölçü
- Hakendaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faraş
- İskandil Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak
- Tortu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Posa, Çökel
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü