Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hakendaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faraş
- Güvey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damat, Küreken, Yezne
- Yazboz Tahtası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kara Tahta
- Kevgir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarkaç, Süzgeç
- Çıdam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sabır
- Kart kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşlı, İhtiyar, Bayat, Kartpostal, Köhne
- Sokur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köstebek; Sönmüş
- Nesnel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Objektif
- Atom Çekirdeği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekirdek
- Daim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devamlı, Sürekli, Ara Vermeden, Boyuna, Daima, Sonsuz
- Düzlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tesviye Etmek
- Konvertibl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevrilgen
- Tolerans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dözüm, Hoşgörü
- Yapıp Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapmak
- Aldanmaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurt
- Hemişelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daimî
- Kazaen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazara
- Irgalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sallanmak, Sarsılmak, Yalpalamak
- Hadım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısırlaştırılmış
- Umursamamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savsaklamak
- İleride kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelecekte
- Eksi Uç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Negatif Elektrot, Katot
- Karakulak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emir Çavuşu, Haberci
- Örek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duvar, Yapı, Bina
- Hararetlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canlanmak, Coşmak, Kızışmak
- Münekkit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eleştirmen, Tenkitçi
- Dahletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sataşmak
- Yüzyıllık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asırlık
- Safahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evreler, Safhalar
- Sabi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçük Çocuk
- İttifak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuşma, Bağdaşma, Anlaşma, Bağlaşma, Birleşme, Oy Birliği
- Müsavi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denk, Eşit, Bir
- Kundak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dipçik, Fesat, Fitne
- Hulul Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girmek
- Emare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirti, İz, İpucu, Alamet, Delil
- Kılgılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kullanışlı, Uygulamalı, Ameli, Tatbiki, Pratik
- Direnç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mukavemet; Rezistans
- Dilcek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçük Dil
- İstihsal Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkmak, Elde Etmek
- Cehennem Azabı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eziyet
- Batma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğulma, Gömülme, İnkıraz, Dağılma, Çöküş, Yok Olma, Son Bulma, Çökme
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü