Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Silsile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıra, Soy Sop, Atalar
- Repertuar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağarcık
- Senger kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siper
- Mastar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adeylem
- Pıçapıç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fiskos
- Velevki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Velev
- Metanetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanıksız
- Tıp Bacısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasta Bakıcı, Hemşire
- Başarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muvaffak Olmak
- Gabilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahmaklık
- İshal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürgün, İç Sürme, Ötürük, Amel
- Övünmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lokalanmak, İftihar Etmek, Temeddün Etmek
- Füsunkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyüleyici
- Pişirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakmak
- Empoze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayatma
- Show kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösteri
- Fırtına kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı
- Yığma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karma
- Yüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Surat, Sima, Çehre, Beniz, Bet, Kap, Kopya, Satıh, Suret, Taraf, Utanma, Üzeri, Yan, Yüzey, Cüret, Ön Taraf, Görünüş, Cephe
- Düzmecilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahtekârlık
- Savlet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hamle, Atılış
- Adap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edep, Görgü, Usül, Yol Yordam, Töre
- Mebus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Milletvekili, Saylav
- Satranç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şahmat
- Mühürcü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damgacı
- Akıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akım, Cereyan, Akma, Akış, Eğiklik, Meyil, Sızıntı
- Şarlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şarıldamak
- Tasallut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarkıntılık, Sataşma
- Şimdiye Kadar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hâlâ
- Daralmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkılmak, Sıkılaşmak, Bunalmak, Azalmak, Küçülmek, Zayıflamak
- Sebebiyet Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neden Olmak
- Ali Tahsil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lisans, Yükseköğretim
- Selametle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esenlikle
- Gözü Kapalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözübağlı, Kör Körane
- Bilahare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonra, Sonradan, Daha Sonra, Sonraları
- İkame kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doldurma, İvaz Etme, Yerine Koyma, Yerine Kullanma, Dikme
- Termin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terim, Randevu
- Hazırlop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emeksiz
- Omurilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nuhal Şevki, Murdar İlik
- Tertibat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Sistem, Önlem
- Ebeveyn kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anne, Baba, Ata Ana, Valideyn
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü