Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Konsensus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzlaşma, Anlaşma
- Meridyen Düzlemi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğlen
- Kanıksamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışmak, Usanmak
- Tehir Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ertelemek
- Grev kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tatil, İş Bırakımı
- Kınnap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sicim
- Kürecik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilye
- Abalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abapuş
- Vasıflandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nitelemek
- Paradoksal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelişkili
- Mevsimlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süremlik
- Aymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayılmak, Uyanmak
- Sakıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyat
- Programcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzlenceci, Yapımcı
- Bönlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saflık
- Sümüklü Böcek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlbiz
- Gayrı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artık, Bundan Böyle, Başka, Diğer, Gayri
- Uyuzlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuz
- Ekinci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiftçi, Rençper
- Vasıtasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğrudan
- Sarkık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarkmış, Sölpük
- Operatörlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cerrahlık, Dizgicilik, İşletmenlik
- Cephe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taraf, Yan, Yön, Yüz, Alnaç, Alın
- Belirlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saptamak, Tayin Etmek, Tanımlamak, Sınırlamak, Daraltmak, Muayyen Etmek, Tespit Etmek, Yakalamak
- Bulaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kirlenmek, Sürülmek, Sirayet, Çatmak, Çıkmak, Girmek, Sataşmak, Sirayet Etmek, Sıvışmak
- Diyar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ülke, Memleket, Dünya, İklim, Yurt
- Afur Tafur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalım
- Saçmalama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hezeyan
- Küpe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırga
- Sebze Nevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pırasa
- Sivrilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükselmek, Seçilmek, Yükselmek
- Böhtan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tezvirat
- Bağırsak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İç
- Önemlice kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ciddi
- Temsil Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göstermek
- Yakınsak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütekarip
- Yayımlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklamak, Çap Etmek, Çıkarmak, Neşretmek
- Tat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lezzet, Zevk, Çeşni, Haz, Dilsiz
- Beyit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ev
- Nakliye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşıma
- Sokur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köstebek; Sönmüş
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü