Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lezzet, Zevk, Çeşni, Haz, Dilsiz
- Üzülme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teessür
- Zülfüyâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zülüf
- Havale Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devretmek, Göndermek, Ismarlamak, Yollamak
- İnanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilmek, Güvenmek, Kani Olmak, Yutmak, İman Etmek
- Işınlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şualamak
- Başağrısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı
- Bitimsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonsuz, Sonuçsuz, Neticesiz, Sınırsız
- Form kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçim, Şekil
- Makine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araba, Kılga, Otomobil
- Özgürlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hürriyet, Erkinlik
- Yatırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bastırmak, Düzeltmek, Harcamak, Tevdiatta Bulunmak, Eğmek
- Şereflendirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşrif
- Kıvanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İftihar
- Ortaklaşa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşbirlikli, Kolektif, Müştereken, Birge, Birlikte
- Barınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daldalanmak, Sığınmak
- Cebren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorla
- Miyavlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Miyavıldamak
- Kayın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayın Ağacı
- Otacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hekim, Doktor
- Dingil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Eksen, Mihver, Ok, Salak, Mil, Aks
- Pot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gaf, Hata, Sal, Şişlik, Büzülme, Kıvrım, Yanlışlık
- Yazıklanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teessüf
- Evsiz Barksız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avare, Başıboş
- Tavzif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görevlendirme
- Berhayat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canlı, Yaşayan
- Sümkürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fınkırmak
- Sahn kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avlu
- Kuşku kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şüphe, Tereddüt, Kuruntu, İşkil, Şek, Endişe, Evham, Narahatlık
- İmparator kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kağan
- Öncelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takaddüm; Pey Akçası
- Teşkil Edilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşkilatlanmak
- Karanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çirkin, Karışık, Sıkıntı, Üzüntü, Zifiri, Zulmet
- Teşebbüskâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müteşebbis
- Evvel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçmiş, İlk, Kabak, Önce, Önceki
- Teşkilatlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örgütlü
- Cansız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmüş, Bitkin, Güçsüz, Hareketsiz, Durgun
- İkrahlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tiksinti
- Bol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geniş, Çok, Bereketli, Ferah, İyi, Mebzul
- Gidişat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durum, Davranış, Tutum
- Hız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaba, Gayret, Güç, Hüküm, Sürat, Şiddet, Takat, Yol
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü