Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mevsimlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süremlik
- Müzeyyel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekli
- Tikel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cüzi
- Emanet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ismarlamak
- Cedelleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabalamak, Tartışmak, Uğraşmak
- Bunluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buhran, Bunalım, Sıkıntı
- Habis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçak, Soysuz; Tehlikeli, Kötücül, Kötü
- Çarpınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çırpınmak
- Şikâyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakınma, Sızlanma, Yaygara
- Simültan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilmaç
- Açıktan Açığa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulu Orta
- Muayyen Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirlemek
- Oranlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demek, Hesaplamak, Karşılaştırmak, Kıyaslamak, Ölçmek
- Yapıştırıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapışkan
- Cami kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tapınak, Mescit
- Ruşen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlak
- Batak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bataklık, Batmış, Faydasız, Mahvolmuş
- Sığınık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mülteci
- Aşikârlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vuzuh
- Teksir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoğaltma
- Kızoğlan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakire
- Kıran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Afet, Bayır, Çevre, Kenar, Kıyı, Tepe, Uç
- Vicdansız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüzsüz, Merhametsiz
- Tesadüfen Gelmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmek
- İltimas Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayırmak
- Uyum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahenk, Düzen, Geçim, İntibak, Mutabakat, Uygunluk
- Irgalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sallamak, Sarsmak; İlgilendirmek
- Senkronizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşanlılık
- Zübde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz
- Uzay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feza, Gök, Mekân
- Tazelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Körpelik
- Sezmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Çıkarmak, Duymak, Görmek, Hissetmek, Fark Etmek, Kestirmek, Duyumsamak
- Kasten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasıtla, İsteyerek, Kasti, Mahsus, Taammüden
- İtham kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suçlama, Suçlu Görme
- Disiplin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuturga, Sıkı, Düzen, Zapturapt
- Şikâyetçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sızlanan, Yakınmacı
- Koşam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avuç
- Vesika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belge, Senet
- Feveran Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köpürmek, Parlamak, Sinirlenmek
- Dilaver kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahadır, Yiğit, Delikanlı
- Kaba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görgüsüz, Özensiz, Abullabut, Çirkin, Ham, Hantal, Kabak, Kalas, Kötü, Köylü, Nadan, Yoğun, Yoz, Sakil
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü