Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hukuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüze, Hak
- Pratikte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygulamada
- Savurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaymak, Saçmak, Sallamak, İsraf Etmek, Dağıtmak, Söylemek, Fırlatmak, Dökmek, Boşuna Harcamak
- Küçük Dil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilcek
- Firez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekin
- Ceza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eziyet, Müeyyide, Yaptırım
- Fısırtı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fısıltı
- Tapı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mabut
- Ana Fikir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ana Düşünce
- Maksimal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azami, Maksimum
- Kullanılmamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek
- Genişliğinde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadar
- Hiçbir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tek
- Ambalajcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarıtçı
- Yom kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğur, İyi Talih; İyi Haber
- Mazbata kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutanak
- Diyalog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşma, Anlaşma, Karşılıklı Konuşma
- Devrilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkılmak
- Politik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siyasal, Siyasi
- Zayıflık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıskalık, Cılızlık, Arıklık, Çelimsizlik, Enezlik, Yetersizlik, Zaaf, Zafiyet
- Tutuşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girişmek, Kızarmak, Yanmak
- Merhametli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vicdanlı, Acıyan, Müsamahakâr
- Uca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüce
- Lahika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ek Yazı, Ek
- Berrak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duru, Aydınlık, Açık, Temiz, Dupduru, Şeffaf
- Suni Saç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peruk
- Gök Kubbe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gök
- Yok kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilakis, Değil, Yasak
- Vazgeçilmez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elzem
- Caba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılıksız, Bedava, Bundan İlave, Üstelik
- Kuşatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmek, İhata Etmek, Kaplamak, Kucaklamak, Muhasara Etmek, Sarmak
- Melik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hakan, Hükümdar, Padişah, Kral
- Zahire kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşlık, Tahıl, Azık
- Kadavra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceset
- İsabet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerindelik, Yanılmazlık, Düşme, Değme, Tutma, Vurma
- Satlıcan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zatülcenp
- Salpa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gevşek, Sarkık, Tembel
- Renin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnilti, Haykırış
- Frapan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpıcı, Göz Alıcı
- Lala kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dadı, Daye
- Ana-Baba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ebeveyn
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü