Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Merhametli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vicdanlı, Acıyan, Müsamahakâr
- Neşterlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deşmek
- Cankurtaran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ambulans
- Lezzetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Leziz
- Tamamlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitmek, Olmak
- Ruhsatname kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ruhsat
- Yetiştirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terbiye
- Payanda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayak, Destek
- Dedikodu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Laf, Lakırtı
- Münhasıran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özellikle, Yalnız
- Antidot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Panzehir
- Sıcakkanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevimli, Cana Yakın, Sempatik
- Mütebessim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güleç, Gülümseyen
- Maraza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişme, Kavga, Anlaşmazlık
- Sembolizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Simgecilik
- Başdizgici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başmürettip
- Yol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzaklık, Çare, Sistem, Yolculuk, Defa, Erkân, Ezgi, Gaye, Hat, Hız, Kere, Kez, Maksat, Metot, Minval, Muamele, Reçete, Sefer, Sırat, Suret, Şekil, Tarz, Uğur, Usul, Vadi, Yöntem, Araç, Nizam, Tutum, Gidiş, Amaç
- Tutmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağrımak, Alıkoymak, Avlamak, Bağlamak, Başlamak, Beğenmek, Benimsemek, Bürümek, Girişmek, İzlemek, Kalmak, Kaplamak, Kapmak, Kavramak, Kullanmak, Müdafaa Etmek, Saklamak, Sarmak, Saymak, Sunmak, Taraftar Olmak, Tutuklamak, Uğramak, Ulaşmak, Varmak, Yakalamak, Yapışmak, Yapmak, Yenmek, Yönelmek, Zapt Etmek
- Abdar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzel, İfadeli, Letafetli, Manalı, Sulu, Şıralı, Taravetli, Tesirli
- Mülaki Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buluşmak, Kavuşmak
- Dillendirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İntak
- Difraksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırılım
- İzolatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalıtkan
- İtikat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnanç, İman, İnanma, İnan
- Esirgememek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıymak
- İşletmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Operatör
- Şartlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşullu, Koşula Bağlı, Meşrut
- Müşavirlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Danışmanlık
- Rüşvet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arpa, Alımsa
- Gürültü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hengâme, Patırtı, Şamata
- Yağmacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapulcu
- Bilemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keskinleştirmek
- Naçiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değersiz
- Olgunluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekâmül
- Konformizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uydumculuk
- Poşet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Torba
- Meydanda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık, Aşikâr, Belli
- Sipariş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ismarlama, İsteme
- İrfan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgi, Kültür, Bilik, Anlama
- Müsveddelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karalamalık
- Dümdüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basit, Sade
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü