Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Renin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnilti, Haykırış
- Yığın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kütle, Küme, Kitle, Sel, Tepe, Toplu, Birçok
- Provokasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kışkırtma
- Aktiflik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkinlik
- Literatür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynaklar, Yazın, Edebiyat, Kaynak
- Zanaatkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanatkâr
- Mülakat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüşme, Musahabe, Söyleşi, Buluşma, Kavuşma, Konuşma
- İcar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kira
- Dublaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seslendirme, Sözlendirme
- Zorunluluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mecburiyet, Zorunluk, Zorunlu Olma, Mecburluk, Mecburilik, Zaruret, Iztırar, Zarurilik
- Triyo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üçlü
- Keke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kekeme, Pepe
- İptidai Tahsil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlköğretim
- Söylence kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Efsane, Mit
- Patetik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokunaklı
- Beş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkokul
- Solumak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nefes Almak
- Çattırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İletmek
- Sığırcık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekirgekuşu
- Erginleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekemmül Etmek; Reşit Olmak
- Nefiy kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürgün
- Kıyam Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayaklanmak, Başkaldırmak
- Damla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Felç
- Zıngırağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıngırak
- Nakil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşıma, Göç, Aktarım, Geçirme, Aktarma, Tayin, Atama, İletim, Göçürme, İletken, İletme, Aktarış, Taşın
- İstifa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekilim, İşinden Çekilme
- Açılma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yırtılmak, Ferahlamak, Bollaşmak, Delinmek, Anlamak, Çatlama
- Tele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapan, Tuzak
- İskontolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İndirimli
- Aldırışsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayıtsız, Aldırmaz, Lakayt
- Tekrir Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekrarlamak
- Perestiş Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevmek
- Periton kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavram
- Tepkisiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pasif
- Musandıra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüklük
- Konjonktivite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz Yangısı
- Açıklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzah Etmek, Tavzih Etmek, Göstermek, Yayımlamak
- Arkadaşlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dostluk, Yârenlik, Yoldaşlık, Refiklik, Tomdaşlık, Hempalık, Omuzdaşlık, Ünsiyet, Şeriklik
- Kin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hınç, Garaz, Nefret, Güçlü
- Üfürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esmek, Üflemek
- Bölme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırma, Taksim
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü