Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ferz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vezir
- Sınırdaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hemhudut
- Hemişe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daima, Hep, Vızır Vızır
- Mübalağakâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abartılı
- Gır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lakırtı, Söz, Uydurma, Yalan
- Hulul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelme
- Bacanak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkadaş, Dost
- Ayn kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz
- Kâmil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırbaşlı, Mükemmel, Olgun, Erişkin, Yetkin, Eksiksiz, Ağır Başlı
- Skeç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyuncuk, Küçük Oyun
- Ekstrem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı, Uç, En Uç, En Son; Aşırı, Müfrit
- Yozlaşmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoz
- Yer Bilimci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jeolog
- Güvenlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asayiş, Emin Amanlık, Emniyet, Emniyyet, Tehlikesizlik
- Şiddetlendirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pekiştirme
- Kirletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batırmak, Becermek, Lekelemek, Pislemek
- İstikrah Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğrenmek, Tiksinmek
- Taraflar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etraf
- İnceleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tetkik
- Yapraklanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeşermek
- Takat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derman, Güç, Hâl, Hız, Kuvvet, Mecal
- Hoşsohbet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şakacı
- Mahrut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koni
- Seyretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakmak, Eğlenmek, Görmek, İzlemek
- Doldurma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkame, İmla
- Lâkayt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldırışsız, İlgisiz, Aldırmaz, Umursamaz, Kayıtsız
- Yaradılış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mizaç, Fıtrat, Damar, Hasiyet, Hilkat, Huy, Seciye, Tabiat, Tıynet, Cibilliyet
- Hicviye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yergilik
- Namünasip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygunsuz
- Beyinsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akılsız
- Hırpalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dövmek, Tepelemek, Örselemek
- Devrolmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçmek
- Konsensus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzlaşma, Anlaşma
- Ehlileştirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ehlî
- Mektep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okul
- Yalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahil
- Çizik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çizilmiş, Çizgi
- Mazi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçmiş, Geri, Öten, Ötmüş
- Setir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örtme, Gizleme
- Sitare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıldız
- Astana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşik
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü