Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Takat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derman, Güç, Hâl, Hız, Kuvvet, Mecal
- Matine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gündüz Seansı
- Muhtel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk
- Ebedi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonsuz, Bengi, Ölümsüz, Bitmeyen
- Yuvalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dürmek
- Balta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nacak
- Gıcık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızdırmak
- Facia kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Afet, Fecaat, Acıklı Olay, Bela; Trajedi, Drama, Ağlatı, Çok Acıklı Tiyatro Oyunu
- Şakrak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şen, Sevinçli, Keyifli, Gevrek
- Asamble kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurul, Meclis
- Butik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giyimevi
- Salgılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapmak
- Karagül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Astragan
- Tokgözlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözü Tok
- Gıdık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerdan
- Turfa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski, Nadir
- Selek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cömert, Konuksever
- Kıvrak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atik, Derli Toplu, Aceleci, Canlı, Güzel, Şık, Yakışıklı, Hareketli, Becerikli
- İşsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aylak, Boş, Avare
- Haberdarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtar, İkaz, Uyarı
- Melahatli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şirin
- İtiyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışkanlık, Huy
- Tenakus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azalma
- Fevkaladelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olağanüstülük
- Gevşemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşalmak, Hoşlanmak, Sakinleşmek, Sevmek, Tavsamak, Yatışmak, Yumuşamak
- Koşam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avuç
- Makta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesit
- Kusmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşaltmak, Reddetmek
- Zırvalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşboğazlık Etmek, Cefengiyat Söylemek, Saçmalamak
- Suna kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erkek Ördek
- Sakin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgun, Sessiz, Sütliman, Dingin, Oturan, Eğleşen
- Lekelihumma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tifüs
- Video kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Videoteyp, Sın
- Pozitivist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olgucu
- Hilesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harbi
- Gaza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cihat, Kutsal Savaş
- Yer Bilimci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jeolog
- İnhitat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çökmek, Gerilemek
- Perestiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tapınma
- Çalıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ganimet
- Belladon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzelavratotu
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü