Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Zat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz, Kişi, Kimse, Adam, Kendi, Nesne, Şahıs, Şey - Çalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Aşırmak, Atmak, Benzemek, Biçmek, Çarpmak, Çelmek, Çırpmak, Götürmek, Kaldırmak, Oğurlamak, Süpürmek, Temizlemek, Tırtıklamak, Vurmak
- Post kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Makam, Orun
- Koz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceviz
- Kestirmece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahminî, Yaklaşık
- Eşkâl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şekil, Biçim, Görünüş, Kılık
- Dayanak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delil, Destek, İstinatgâh, Mesnet, Zemin
- Yüzük Kaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çepçevre, Çepeçevre
- Vaki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olan, Olmuş, Koruyucu
- Madde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cisim, Unsur, Özdek, Öğe, Husus, Öz, Şey, Nesne
- Tasa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce, Efkâr, Endişe, Gam, Kaygı, Keder, Merak, Üzüntü
- Hoşgörü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahammül, Müsamaha, Tolerans, Dözüm
- Ab kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su
- Laf Ebesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşkan
- Futbol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayak Topu
- Kusurlar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taksirat
- Özgür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azat, Bağımsız, Hür, Muaf, Serbest, Erkin
- Teskin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatıştırma, Dindirme
- Tezevvüç Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evlenmek
- Arter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atardamar, Trafiği Çok Yoğun Olan Yol
- Kanunuesasi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anayasa
- Peygamber kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalvaç, Resul, Nebi, Elçi
- Çelişmez Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutmak
- Arzuya Yetişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mazhar Olmak
- Çelmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Badalak Vurmak, Çalmak, Engellemek
- Güdelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovalamak
- Banmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batırmak
- Üşengeç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erincek, Tembel
- Sürdürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalmak, Olmak
- Çamçak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bardak
- Başıkabak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saçsız
- Tuluat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğaçlama
- Nedeniyle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sebebiyle, Yüzünden, Yüz
- Kanser kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İncitmebeni
- Komi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Garson Yamağı
- Açıölçer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İletki, Gönyemetre
- Kanıksamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışmak, Usanmak
- Göbek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gömlek, Karın, Kindik, Kuşak, Merkez, Nesil
- Sektörel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesimsel
- Tırmık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarak
- Krizantem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasımpatı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü