Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Zab�tname ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Heyecanlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alevlenmek, Coşmak, Kaynamak
- Vasıtalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aracılık
- Taharri Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırmak
- Pedagojik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğitimsel, Eğitimbilimsel
- Salıncak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yellencek
- Bilakis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tersine, Tersine Olarak, Aksine, Yok
- Hikâye Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylemek
- Yürütme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İcra
- Plüralist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoğulcu
- Heveslendirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özendirme
- Dümbelek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dümbek, Dümbül, Sersem
- Deprem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hareket, Sarsıntı, Zelzele, Zerzele, Yer Sarsıntısı
- Donsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serseri, Yoksul
- Natuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylevci
- Şov kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösteri
- Ezmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yassıltmak, Hırpalamak, Parçalamak, Çiğnemek, Çommak, Dövmek, Harcamak, Kahretmek, Kısmak, Öğütmek, Yenmek
- Gözene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözlük
- Sağınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darıkmak, Özlemek
- Raks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dans; Salınım
- Enikonu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyice, İyiden İyiye, Adamakıllı, İnce, Oldukça
- Yazgı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kader, Alın Yazısı, Hayat, Takdir, Yazı
- Gurk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuluçka, Erkek Hindi
- Darbe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevriliş, Şut, Vuruş, Çarpış, Yönetimi Devirmek
- Parçalanmamış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütün
- Tezyifkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adi, Bayağı, Kötü
- Beyazlatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağartmak, Temizlemek
- Muttali kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Agâh, Haberdar
- Kemik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mızrap, Sümük
- Yelkenli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yelken
- Gezici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyyar, Gezgin
- Fermuar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapraz
- Temsilci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mümessil, Ajan, Nümayende, Oruntak
- Sayrımsamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hastalık Hastası Olmak, Temaruz Etmek
- Konakçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konak, Mihmanhane, Otel
- Pençe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı El
- Turfa Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çürümek
- Zorlukla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güç
- Yıpranmamış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Körpe
- Tebaa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyruk, Vatandaş
- Madik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolap, Hile
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü