Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Siyahe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bordro, Liste - Efsus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazık
- Koçu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabadayı
- Hepten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamamıyla
- Depozito kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnanca Akçası, Güvence
- Yüz Ölçümü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüz Sathı
- Yüzüstü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüzükoyun
- Şart kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayıt, Koşul
- Uzay Gemisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mekik
- Bulanıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesafet
- Sağlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedarik, Temin
- Işın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şua
- Nezaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözetme, Gözaltı, Bakanlık, Kontrol, Murakabe, Bakma, Görü, Manzara
- Arınmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duru
- Direktör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönetici, Yönetmen, Müdür
- Derhâl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak
- Kalemtıraş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalemyonan, Açacak
- Fon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dipyüz, Alt, Görüntü, Kaynak
- Emrivaki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oldubitti, Olut
- Yapıştırıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapışkan
- Dayanabilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanıklı
- Yüğürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşmak
- Karıkmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bocalamak
- Onamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tensip Etmek, Tasvip Etmek
- Susku kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sükût
- Kallavi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İri, Kocaman
- Doğal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saf, Tabii, Natürel
- İşçilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İş
- İstila kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bürünme, Basma, Kaplama, Salgın, Sarma, Ele Geçirme, Yayılma, Bürüme
- Kibritçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cimri
- Endüksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümevarım
- Çekinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gocunmak, Kaçınmak, Korku, Saygı, Utanmak, Ürkmek, Cesareti Olmamak, Kendine Çekmek
- Spermatozoit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tohum
- Sağlam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksiksiz, Kusursuz, Berk, Ciddi, Dayanıklı, Dek, Dinç, Gürbüz, Güvenilir, Metin, Muhakkak, Muhkem, Oturaklı, Pek, Üstelik, Zinde
- Müteaddit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birçok
- Atılgan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girişken, Korkusuz, Cüretkâr, Acar
- Öncel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Selef
- Zararsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokuncasız, Ziyansız
- Lakırtı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dedikodu, Ivır Zıvır, Laf, Söz
- Köhneleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küflenmek
- Ödül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Armağan, Mükafat, Mükâfat
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü