Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Harbe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harbi - Efüzyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sızınım
- Tüs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ülger
- Dönek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kahpe, Kancık, Kaypak
- Beyazlatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağartmak, Temizlemek
- Aksi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ters, Zıt, Menfi, İnatçı, Hırçın, Huysuz, Karşıt, Titiz, Geçimsiz, Kötü, Münasebetsiz, Olumsuz, Suratsız
- Üretme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoğaltma
- Boğunuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donuk, Kapalı
- Dışarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşra
- Kimse kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sima, Şahıs, Nefer
- Lehim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynak
- Gündelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yevmiye
- Himayecilik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayırmak
- Tören kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merasim, Seremoni, Resim, Şadlık, Tantana, Anma, Kutlama, Karşılama, Uğurlama, Evlenme
- İlk Kânun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aralık
- Vurgulamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazara Çattırmak, Belirlemek, Damgasını Vurmak
- En Çok kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azami
- Kerhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fahişehane
- Ehil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cemaat, Erbap, Eş, Sahip, Sanatkâr, Topluluk, Usta, Üstat, Uzman
- Mukteza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerekli
- Hakkaniyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hak, Adalet, Doğruluk, Nasfet
- İncelmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zayıflamak, Kibarlaşmak
- İlköğrenim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlköğretim
- Huzme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demet, Işın Demeti
- Dandini kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışık, Düzensiz, Karmaşık, Darmadağın
- Bağıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görece, İzafi
- Entipüften kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uydurma, Derme Çatma, Çerden Çöpten
- Hikâye Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylemek
- Playmaker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyun Kurucu
- Computer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisayar
- Gülgûn kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pembe
- Hayırsever kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yardımsever, Hayırsever, İyilikçi
- Sigar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Puro
- Aşağılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hakaret Etmek, Tenezzül Etmek, Tezellül Etmek, Boyamak
- Siftinlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adi, Bayağı, Berbat
- Bir İki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birkaç
- Uyuzlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuz
- Kumanda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Komuta
- Sıhhiyeci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlıkçı
- Kontra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksi, Karşı, Karşıt
- Berhava kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Yararsız
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü