Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ye� ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Merhale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşama, Basamak, Derece, Konak, Menzil, Safha, Evre
- Hücum Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atılmak, Çatmak, Saldırmak, Sarmak, Yürümek
- Başlayıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müptedi
- Kumsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyı, Plaj, Sahil, Kumluk
- Dar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ensiz, Kıt, Elverişsiz, Zorlukla, Ancak, Az, Ev, Mahdut, Sıkı, Yetersiz, Yurt
- Huzursuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Gergin, Karmakarışık, Rahatsız, Tedirgin
- Ede kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağabey, Birader
- Tarh Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkarmak
- Vefat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölüm
- Bildiri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tebliğ, Tebligat, Beyanname, Beyanat
- Fikirli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıllı
- Töre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adet, Gelenek, Ahlak
- Savuşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzaklaşmak, Ekmek, İyileşmek, Kaçmak, Gizlice Kaçıp Gitmek, Geçmek
- Kalitatif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Niteleyici
- Sine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağır, Göğüs, Gönül, İç, Sadır, Yürek
- Oyunsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dramatik
- Paramparça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hurdahaş, Parça Parça
- Ön Yargı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peşin Hüküm
- Şeytan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İblis
- Oylamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sese Koymak
- Geçmez Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalkmak
- Vaaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğüt
- Pinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cimri, Eli Sıkı, Hasis
- Yan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taraf, Cephe, Cihet, Huzur, Kanat, Kat, Kenar, Semt, Taç, Tali, Üst, Yer, Yön, Yüz
- Kıygın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mağdur
- Tütsü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buhur, Duman, İçki
- Anten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duyarga, Sırgavıl
- Açık Ağızlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahmak, Aptal, Sersem
- Koku Alma Organı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burun
- Kuramsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazari
- İçten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Candan, Samimi, Yürekten
- Antidot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Panzehir
- Serinkanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soğukkanlı
- Partal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalan
- Brüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesintisiz Para; Darası Çıkarılmadan Tartılan
- Himaye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korunma, Esirgeme, Gözetme, Kayırma, Elinden Tutma
- Akçeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mali
- Çekmece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz, Sıyırma
- Mağara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyuntu, İn, Kovuk
- Arzulu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hevesli, İstekli
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü