Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Huzursuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Gergin, Karmakarışık, Rahatsız, Tedirgin - Sahi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçek, Gerçekten, Doğru
- Denklem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşitlik, Muadele
- Kapılanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İntisap
- Gülmeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mizahi
- Çevrinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tavaf Etmek
- Salavat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salat
- Müstevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düz
- Yad kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özge, Yabancı
- Demirli Beton kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Betonarme
- İniş Yokuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engebe
- Susamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özlemek
- Petrol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeryağı, Gaz Yağı
- Musandıra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüklük
- Hararetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Coşkun, Canlı, Koyu
- Aklanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beraat
- Dedakar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özverili
- Okutman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muallim
- Yağmur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahmet, Bereket, Bolluk, Çokluk, Siper, Yağış
- Mahrum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoksun
- Loş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karanlıkça
- Bendegân kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kullar, Köleler
- Egemen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hâkim, Hükmeden, Hükümran
- Herif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adam
- Gayrimütecanis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrışık, Ayrı Cinsten
- Pintilik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısmak
- Çırak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şakirt, Yamak, Dükkan Uşağı
- Orijinalite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgünlük
- Pike Yapmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şığımak
- Arık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ark, Su Yolu, Temiz, Güçsüz, Enez, Cılız, Sıska, Zayıf, Kuru, Çorak
- Kuşanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takmak
- Bilavasıta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğrudan, Araçsız, Doğrudan Doğruya
- Zıngır Zıngır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zangır Zangır
- Hükümlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahkûm, Cezalı
- Mütalaa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değerlendirme, Düşünce, Görüş, Müzakere, Ders Çalışma, İrdeleme, Fikir, Oy
- Tevzi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağıtma, Üleştirme, Tevziat, Yaydırma, Yayma
- Şirket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaklık
- Sevmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönül Vermek, Hoşlanmak; Okşamak
- Yürüyüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyir
- Çapkıncı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapulcu
- Kök Salmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturmuş
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü