Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Yalab�mak ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Beyaz Zehir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beyaz
- Ergen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bekâr
- Sürmenaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitkinlik, Anlıksal Yorgunluk
- Bakmayarak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rağmen
- Mertlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yiğitlik
- Dargın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küskün; Soğuk, İlgisiz
- Pekin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyice Bilinen, Muhakkak
- Bütün Bütüne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamamıyla
- Ucuzlaştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İndirim, Tenzilat
- Haşat Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yorulmak
- Dillendirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İntak
- Vasat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortalama, Orta, Muhit, Ortam, Şerait, Ara
- İşportacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hırdavatçı
- Prim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mükâfat, Kesenek, Ödül
- Dönemeç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büklüm, Kıvrım, Viraj
- Em kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlaç, Çare, Merhem
- Vazifesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görevsiz
- Oydaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hemfikir
- Alçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jips
- İmalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sezdirimli
- Beyazperde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinema
Doğrusu Beyaz Perde şeklinde yazılır.
- Sarfınazar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayılmasa Da, Hesaba Katılmasa Bile
- Namus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğruluk, İffeti Akmanlık, Yüz Akı, Onur
- Saffet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arılık, Temizlik
- Makas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dirsek, Kaycı, Sındı
- Ara Bozuculuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fesat
- Delihane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tımarhane
- Şişlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şiş
- Tevekkeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşuna, Nedensiz, Boş Yere, Amaçsız
- Yalabık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlak, Parıltı, Güzel, İkiyüzlü, Kaypak, Sevimli, Şimşek, Yakışıklı, Oynak Alev
- Musahabe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüşme, Konuşma, Mülakat, Söyleşi
- Seyirci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzleyici, Temaşabin, Temaşacı
- Kokoroz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mısır
- Cılk Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak
- Son kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıbet, Geri, Hudut, Nihai, Nihayet, Olanca, Ölüm, Sınır, Uç, Bitim, Etene
- Hibrit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Melez
- İptidai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkel, İlkokul
- Natüralist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğalcı
- Çevirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çeviri, Muhasara, Sarma
- Merdiven kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basıncak, Pilleken, Ağıncak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü